Geri Git   Frmsinsi.net - Hakkında Bilgi - Nedir > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Genel Bilgiler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
cemiyetlerin, eden, faaliyetlerini, işgal, işgale, karşı, mücadeleleri, neler, yapılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler

Eski 09-11-2012   #1
FrmSinsi
Varsayılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler



Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Nelerdir?
Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler
Milli Cemiyetler

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Millî Cemiyetler, Birinci Dünya Savaşı'nda yenilen Türkiye'nin galip devletler tarafından işgalini ve savaş yıllarında Anadolu'dan sürülen gayrimüslim halkın geri dönmesini önlemek amacıyla kurulan dernek ve topluluklara verilen ad 1918 Ekim ayında iktidardan düşen İttihat ve Terakki hükümetinin yerel düzeydeki önderleri tarafından, Türkiye'nin hemen her bölgesinde 1919 yılının ilk aylarında kurulmuşlardır
Bu amaçla kurulan silahlı direniş gruplarına genellikle "Kuva-yı Milliye", sivil cemiyetlere ise "Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri" adı verilmiştir Dağınık olarak örgütlenen Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (ARMHC) çatısı altında birleştirilmiş, 23 Nisan 1920'de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi ARMHC temsilcilerinden oluşmuştur
  • Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
  • İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti
  • İstihlası Vatan Cemiyeti
  • Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyeti Osmaniyesi
  • Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti
  • Kilikya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
  • Hareket-i Milliye ve Redd-i İlhak Teşkilatları
  • Adana Vilayeti Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
  • Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti
  • Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
  • Kozan Müdafaa-i Hukuku Cemiyeti

Alıntı Yaparak Cevapla

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler

Eski 09-11-2012   #2
FrmSinsi
Varsayılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler



Milli Cemiyetler

Yurdun hemen her köşesinde genelde Müdafaa-i Hukuk adıyla kurulan millî cemiyetler, milliyetçilik ideolojisine dayalı olarak kurulmuşlardı Millî Kurtuluş Mücadelesinini temel taşlarını oluşturan bu cemiyetin kuruluşu, Türk milletinin bağımsız ve onurlu bir millet olarak yaşama azminin bir ifadesiydi Bununla beraber Millî Cemiyetler Wilson ilkelerinden etkilendiklerinden başlangıçta barışçı mücadele yöntemini benimsemişlerdi Türklüğün meşru haklarının tanınacağı düşüncesiyle siyasî faaliyetlerde bulunmayı ve yayın yapmayı yeterli görmüşlerdi Ancak Wilson ilkelirinin Türkler aleyhinde kullanılması, işgalci devletlerin haksız tutumu ve özellikle İzmir'in işgali bu tür mücadelenin yeterli olamayacağını göstermiş, millî cemiyetleri silahlı mücadele kararları almaya yöneltmişti Bu cemiyetlerin bir diğer zaafı da bölgesel kurtuluşu çare olarak görmeleri ve aralarında bir koordinasyon olmayışıydı Millî cemiyetler Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçerek kurtuluş meşalesini eline almasından sonra bu zaaflarından da kurtulmuşlar, yek-vücut hale gelerek topyekün kurtuluşa inanmışlardı Trakya Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi 1 aralık 1918'de Müftü Mestan Efendi'nin başkanlığında kuruldu Trakya'nın il, ilçe ve bucaklarına varıncaya kadar sistemli bir şekilde teşkilatlandırdı Trakya dışında Adapazarı'nda bir şubesi açıldı Kuruluş amacı Trakya'nın bütünlüğünü ve Osmanlı devletine bağlı kalmasını sağlamak, Trakya'nın Türk yurdu olduğunu anlatarak Türklerin haklarını savunmaktı Cemiyet, İstanbul'da kurulmuş olan Trakya komitesi ile de işbirliği yapmış, Osmanlı devletinin parçalanması halinde Trakya'yı mümkün olursa Batı Tarkya ile birlikte bir bütün olarak Türk ve İslam topluluğu halinde kurtarmayı amaçlamıştı Ancak bunun için İngiltere'nin, o olmazsa Fransa'nın yardımını sağlamayı düşünüyordu Hedeflerinin bir Trakya Cumhuriyeti kurmak olduğu anlaşılıyordu
Cemiyet, Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçmesinden sonra çalışmalarını millî amaçlara uygun olarak yürütmüştü Sivas Kongresi'nden sonra faaliyet ve programını değiştirmekle birlikte temsil heyetinin isteğine uymak suretiyle Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adını almış ve böylece Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin bir şubesi haline dönüşmüştür Daha sonra Lüleburgaz (21 Mart-2 Nisan 1920) ve Edirne (9-13 Mayıs 1920) kongrelerini düzenlemiş, muhtemel bir Yunan istilasına karşı silahlı bir direniş kararı almıştı
Vilayat-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti doğu illerinin Ermenistan'a verilmesi ihtimaline karşı İstanbul'da kuruldu Türklüğün bölgesindeki haklarını savunmak amacıyla Le Pays adıyla Fransızca, Hâdisât adıyla Türkçe iki gazete çıkardı İtilaf Devletlerinin İstanbul'daki temsilcilerine ve İtilaf başkanlarına muhtıralar verdiği gibi Avrupa'ya bir kurul göndermek amacıyla girişmde de bulunmuştu Cemiyetin Erzurum şubesi, Kâzım Karabekir Paşa'nın himâyesinde önemli hizmetlerde bulundu İstanbul'daki merkezle bağlantısını keserek Erzurum Kongresi'nin toplanmasına öncülük etti kongre sonrasında Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla çalışmalarını sürdürdü

Alıntı Yaparak Cevapla

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler

Eski 09-11-2012   #3
FrmSinsi
Varsayılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler



MİLLİ KURULUŞLAR SİYASİ AMAÇ VE HEDEFLERİ

Bu derneklerin kuruluş amaçları ve siyasî hedefleri hakkında kısaca bilgi vermek uygun olur görüşündeyim
Trakya Paşaeli Cemiyeti'nin ileri gelenlerinden bazıları ile daha İstanbul'da iken görüşmüştüm Bunlar, Osmanlı Devleti'nin çökeceğini çok kuvvetli bir ihtimal olarak görüyorlardı Osmanlı vatanının parçalanma tehlikesi karşısında, Trakya'yı, mümkün olursa, buna Batı Trakya'yı da ekleyerek ve bir bütün olarak İslâm ve Türk topluluğu halinde kurtarmayı düşünüyorlardı Fakat bu amacı gerçekleştirmek üzere ogün için akıllarına gelen tek çare, İngiltere'nin, bu mümkün olmazsa, Fransa'nın yardımını sağlamaktı Bu maksatla bazı yabancı devlet adamları ile temas kurma ve görüşme imkânları da aramışlardı Amaçlarının bir Trakya Cuınhuriyeti kurmak olduğu anlaşılıyordu
Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da (tüzüklerinin 2 maddesi), Doğu illerinde oturan bütün halkın dinî ve siyasî haklarının serbestçe kullanılmasını sağlayacak meşru yollara başvurmak, bu illerdeki müslüman halkın tarihî ve millî haklarını gerektiğinde medeniyet dünyası karşısında savunmak, Doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin sebepleri ile bunları işleyenler ve sebep olanlar hakkında tarafsız soruşturma yapılarak suçluların sür'atle cezalandırılmalarını istemek Yerli halk ile azınlıklar arasındaki anlaşmazlığın giderilmesine ve eskiden olduğu gibi iyi ilişkilerin sağlamlaştırılmasına gayret etmek, savaş durumunun Doğu illerinde yarattığı yıkım ve yoksulluğa, hükûmet nezdinde teşebbüslerde bulunarak elden geldiğince çare aramaktan ibaretti
İstanbul'daki yönetim merkezinden verilmiş olan bu direktife uygun olarak, Erzurum şubesi, Doğu illerinde Türk'ün haklarını korumakla birlikte, Ermeni göçü sırasında görülen kötü davranışlarla halkın hiçbir ilgisi bulunmadığını, Ermeni mallarının Rus istilâsına kadar korunduğunu, buna karşılık müslümanlara pek gaddarca davranıldığını; hattâ verilen emre aykırı olarak, göçten alıkonan bazı Ermenilerin koruyucularına karşı yaptıkları kötülükleri, güvenilir belgelerle medeniyet dünyasına duyurmaya ve Doğu illerine dikilmiş olan hırs yüklü bakışları hükümsüz bırakacak çalışmalar yapmaya karar veriyor (Erzurum şubesinin basılı bildirisi )
Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı MiIliye Cemiyeti'nin Erzurum şubesini ilk olarak kuran kimseler, Doğu illerinde yapılan propagandalar ile bunların hedeflerini, Türklük, Kürtlük - Ermenilik meselelerini bilim, teknik ve tarih açılarından inceleyip araştırdıktan sonra, ilerideki çalışmalarını şu üç noktada topluyorlar (Erzurum şubesinin basılı raporu) :
1 Kesinlikle göç etmemek,
2 Derhal ilmî, iktisadî ve dinî bakımlardan teşkilâtlanmak,
3 Saldırıya uğrayacak Doğu illerinin her köşesini savunmada birleşmek,
Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin İstanbul'daki yönetim merkezinin, medenî ve ilmî yollara başvurarak maksada ulaşabileceği konusunda fazla iyimser olduğu anlaşılıyor Gerçekten de bu yolda çalışmalar yapmaktan geri durmuyor Doğu illerindeki müslüman unsurların haklarını savunmak üzere Ie Pays adında Fransızca bir gazete yayınlıyor Hâdisât gazetesinin çıkarma hakkını alıyor Bir yandan da İstanbul'daki İtilâf Devletleri temsilcilerine ve İtilâf Devletleri Başbakanlarına muhtıra veriyor: Avrupa'ya bir hey'et gönderme teşebbüsünde bulunuyor
Bu açıklamalardan kolaylıkla anlaşılacağını sanırım ki, Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin kuruluşuna yol açan asıl sebep ve düşünce, Doğu illerinin Ermenistan'a verilmesi ihtimali oluyor Bu ihtimalin gerçekleşmesinin de Doğu illeri nüfusunda Ermenilerin çoğunlukta gösterilmesine ve tarihî haklar bakımından onlara öncelik tanınmasına çalışanların, ilmî ve tarihî belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmalarına ve bir de müslüman halkın Ermenileri topluca öldüren barbarlar olduğu iftirasının bir gerçekmiş gibi kabulüne bağlı olduğu düşüncesi ağır basıyor İşte bundan dolayıdır ki, dernek, aynı gerekçeye dayanarak ve aynı yollardan yürüyerek tarihî ve millî hakları savunmaya çalışıyor
Karadeniz sahilindeki bölgelerde de bir Rum Pontus hükûmeti kurulacağı korkusu vardı Müslüman halkı Rumların boyunduruğu altında bırakmayıp onların yaşama ve var olma haklarını koruma gayesiyle, bazı kimseler Trabzon'da da ayrıca bir dernek kurmuşlardı
Merkezi İstanbul'da olan Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'nin amacı ve siyasî hedefi adından anlaşılmaktadır Her halde merkezden ayrılmak gayesini güdüyor

Alıntı Yaparak Cevapla

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler

Eski 09-11-2012   #4
FrmSinsi
Varsayılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler



Millî Mücadeleye Yararlı Cemiyetler

MİLLİ VARLIĞA YARARLI CEMİYETLER :

1 Trakya ve Paşaeli ->Yunanlılar'a karşı İlk kurulan cemiyet

2İzmir Müdafaa-i Hukuk ->Yunanlılar'a karşı Türkçülüğü savunanlar tarafın*dan kuruldu
3 Kilikyalılar Cemiyeti -> Ermeni*lere karşı (Fransız desteğin*deki)
4 Doğu illeri (Şark Vilayetleri) Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ->Ermenilere karşı,

İleride Erzurum Kongresinin toplanmasını sağlayacak

5İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti ->Yunanlılara karşı Gençler tarafından kuruldu
6 Trabzon Mühafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti -> Pontus Rum'a karşı
7 İstanbul Milli Kongre Cemiyeti-> İtilaf Devletlerine karşı

- Cemiyetlerin bölgesel özelliği vardır

* İleride Sivas Kongresinde tek çatı altında birleşecek Anadolu ve Rumeli diye
Dış güçlere karşı ilk direnme güneyde Fransız'lara karşı kendiliğinden oluşmuştur (Ada*na, Dörtyol, Çukurova Antep, Urfa ve Maraş'ta)
Kurtuluş savaşımızın ilk cephesi de İzmir'in işgalinden sonra Yunanlılar'a karşı Batı Cephesi'dir
İlk düzenli askeri birlik Doğuda Kâzım Karabekir'in birlikleridir (15 Kolordu, Ermenilere karşı)

Alıntı Yaparak Cevapla

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler

Eski 09-11-2012   #5
FrmSinsi
Varsayılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler



MİLLİ CEMİYETLER

1-Trakya Paşaeli Cemiyeti:
Özellikleri:
1-Mavri Mira Cemiyetinin Trakya’ya yönelik olarak yürüttüğü bölücü faaliyetlere karşı kurulmuştur
2-İstanbul ve boğazların işgal edilmesi bu cemiyetle Anadolu’nun bağlantısını kesmiştir
3-Bu cemiyet Osmanlı Devleti’nin yıkılması halin-de Trakya’da bir cumhuriyet kurmayı planlamaktadır
4-Edirne Kongresini düzenlemiştir

2-İzmir Müdafa-i Hukuk Cemiyeti:
Özellikleri:
1-Ege Bölgesinde Yunanlıların bölücü faaliyetlerine karşı çalıştı
2-2-9 Mart 1919 tarihinde İzmir’de Müdafa-i Hukuk Kongresini düzenledi

3-Kilikyalılar Cemiyeti:
Özellikleri:
1-Adana ve civarının Ermeni ve Fransızlara karşı bütünlüğünü korumak için kuruldu

4-Redd-i İlhak Cemiyeti:
Özellikleri:
1-İzmir’in işgaline tepki olarak kuruldu
2-Balıkesir ve Alaşehir kongrelerini düzenleyerek Ege Bölgesini örgütledi
3-Kuvay-ı Milliyeyi harekete geçirerek silahlı direniş başlattı

5-Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti:
Özellikleri:
1-Orta ve Doğu Karadeniz’deki Rum ve Ermeni faaliyetlerine karşı kuruldu
2-Erzurum Kongresinin toplanmasına yardımcı ol-du
3-Erzurum Kongresinde Doğu Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ile birleşti

6-Milli Kongre Cemiyeti:
Özellikleri:
1-İstanbul’da kuruldu
2-İlk defa kuvay-ı milliye tabirini kullandı
3-Milli mücadele için birleşmeyi savundu
4-Genelde basın yayın yoluyla propagandayı ilke edindi
5-16 Mart 1920’de İstanbul’un işgaliyle bu cemiyet dağıldı

7-Doğu Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti:
Özellikleri:
1-Doğu Anadolu’nun Ermenilere karşı bütünlüğünü korumak için kuruldu
2-XV kolordunun Erzurum’da dağılmamış halde olması bu cemiyeti daha da etkin hale getirdi
3-Erzurum Kongresini düzenledi
4-Le Pays gazetesini çıkardı
5-Cemiyet; Türkleri azınlıklara göre daha güçlü tutmak için şu kararları aldı:
a-İşgallere karşı direnilecektir
b-Basın yayın yoluyla propaganda yapılacaktır
c-Bölge dışına göç edilmeyecektir
d-Bilim, iktisat ve din teşkilatları kurulacaktır

Milli Cemiyetlerin Özellikleri:
1-Türk halkının Mondros Mütarekesine ilk tepkisidir
2-Basın yayın faaliyetlerinin elverişli olmasından, elçiliklerin varlığından ve merkez durumunda olmasından dolayı İstanbul’u merkez edindiler
3-Milli mücadeleye örgütsel zemin hazırladılar
4-Halk arasında milli bilinci uyandırdılar
5-İşgalleri ve azınlıkların bölücü faaliyetlerini önlemeye çalıştılar
6-Bölgesel niteliklidirler
7-Mustafa Kemal gibi birleştirici bir liderden yoksun oluşları en büyük eksiklikleridir
8-İstanbul hükümetine, bağlı olmadıkları gibi; karşı da değillerdir
9-Sivas kongresinden önceki en büyük eksiklikleri tek elden idare edilmemeleridir
10-Türkçülük duyguları ile kurulmuşlardır
11-Genellikle ittihatçılar tarafından kurulmuşlardır
12-Programları bölgesel kurtuluşa yöneliktir Bütünü kapsayan plan ve programları yoktur
13-Önce basın yayın yoluyla propagandayı ilke edindiyseler de; kanlı işgallerin başlamasıyla silahlı mücadeleyi başlattılar
14-Sivas Kongresinde Anadolu ve Rumeli Cemiyeti adı altında birleştiler


Alıntı Yaparak Cevapla

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler

Eski 09-11-2012   #6
FrmSinsi
Varsayılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler



Millî Mücadeleye Karşı Olan Cemiyetler

Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasındaki işgal ve kışkırtmalar, gayrimüslim azınlıkların evvelce gizli olarak kurdukları cemiyetlerin ayrılıkçı faaliyetlerini yoğunlaştırmalarına ve bu arada aynı amaçla yeni cemiyetler kurmalarına zemin hazırladı Özellikle Yunanistan, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu tarihsel hedefi olan Megali İdea'yı (Büyük İdeal) gerçekleştirmek için fırsat olarak gördüğünden bu faaliyetleri örgütleme ve yönlendirme görevini üstlenmiştiRum azınlığın kurduğu cemiyetlerin en önemlisi Mavri Mira Cemiyeti idi İstanbul Rum Patrikhanesinde Patrik Vekili Droteos'un başkanlığında kurulan bu cemiyet, doğrudan Yunan başbakanı Venizelos'tan direktif almaktaydı Büyük bir maddî güce sahip olan cemiyetin elindeki altın miktarı o günkü Yunan hükümetinin sahip olduğu altın miktarından daha fazlaydı Mavri Mira Cemiyeti Megali İdea'nın gerçekleşmesini sağlamak için gerekli faaliyetleri yürütmek için kurulmuştu Cemiyet bu amaçla Osmanlı vilayetleri dahilinde çeteler kurmayı ve yönetmeyi, miting ve diğer propaganda faaliyetlerinde bulunmayı üstlenmişti Yunan Kızılhaçı ile resmi muhacirin komisyonu da bu cemiyete bağlıydı İstanbul Patrikhanesi ve Yunan Konsolosluğu silah ve cephane deposu haline getirilmiş, kiliseler ibadet yerinden çok askeri ambarlar şekline dönüştürülmüştü Ermeni Patriği Zaven Efendi'yi de satın alan Mavri Mira Cemiyeti Rum okullarındaki izci örgütlerini de yönetmekteydi
Pontus Rum Cemiyeti, ilk defa 1904 yılında Merzifon Amerikan Koleji'nde gizli olarak kurulmuştu 1908 yılında Samsun'da Müdafaa-i Meşrute, daha sonra Mukaddes Anadolu Rum cemiyetlerinin kurulmasıyla Pontus teşkilatı genişletilmiş, Batum'dan İnebolu'ya kadar olan bölgede bir çok şube açılmıştı Pontus Rum Cemiyeti 1909 yılında atina'daki Küçük Asya (Asya-yı Suğra) Cemiyeti'nin emri altına girmiş, ertesi yıl Pontus adlı bir risale yayınlayarak çalışamalarını daha da yoğunlaştırmıştı Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus işgal döneminin himaye ettiği bu faaliyetler ateşkes sonrasında bu kez Yunanistan'ın güdümünde yeniden hız kazanmıştı Cemiyetin amacı Batum'dan Sinop'a kadar uzanan Karadeniz sahillerinde başkenti Trabzon veya Samsun olan bir Karadeniz Rum Cumhuriyeti kurmaktı Bu amaçla İstanbul'da Pontus adıyla bir gazete çıkarmaya başlamış, Orta ve Doğu Karadeniz bölgesinde Rum azınlığın yaşadığı yörelerde silahlı çeteler oluşturmuştu
Diğer taraftan aynı amaç doğrultusunda siyasî faaliyetlerde bulunmak üzere Avrupa'ya heyetler göndermekteydi Pontusçu Rumlar bir taraftan da Ermenilerle asıl sahiplerini unutmuş göründükleri Trabzon'u paylaşamamak yüzünden rekabet halinde bulunuyorlardı Bu cemiyetin iç yüzü 16 Şubat 1921'de Merzifon Amerikan Koleji'ne yapılan ani bir baskın sonucunda ortaya çıkarıldı Ayrıca kolejin Amerikalı yönetiminin ele geçen evrakında, İslam ve Osmanlı devleti Hristiyanlığın en büyük engeli ve düşmanı olarak gösterilmekte, Rum ve Ermeni çocuklarını din ve devlet düşmanı olarak eğitirken amaçları anlaşılmasın diye bir kaç müslüman çocuğa yaptıkları yardımı büyük günah saydıkları ve bunun için Hazreti İsa'dan af diledikleri belirtilmekteydi
Rum azınlık tarafından kurulmuş diğer bir cemiyet İstanbul'da Galata'da Minevra Hanı'nda Rum Muhacirleri Merkez Komisyonu açık adıyla faaliyet gösteren, gerçekte Etnik-i Eterya'nın kolu olarak çalışan Kordos cemiyetiydi Cemiyet, orta ve doğu Karadeniz bölgesinde Rum nüfusu artırmak için göçmenler ve bu arada göçmen adı altında silahlı Pontus çetelerini yönetecek Yunanlı subay ve ajanlar göndermekteydi

Yine Bakırköy'de kurulan Nea Zoi (Yeni Hayat) Cemiyeti'nin amacı, İstanbul'un Yunanistan'a katılmasını veya Rumlara özerklik verilmesini sağlamaktı Cemiyet ABD'deki Rum cemiyetleri ile irtibat halinde bulunuyor, onlardan para yardımı alıyordu
Bilindiği gibi İtilaf devletleri Mondros Ateşkes anlaşmasının 24'üncü maddesini Doğu Anadolu Bölgesi'nde bağımsız bir Ermeni devletinin kuruluşunu çağrıştıracak şekilde düzenlemişlerdi Oysa bu devletlerin bölgedeki Ermeni varlığının böyle bir devletin kurulabilmesi için son derece yetersiz olduğunu bilmemeleri düşünülemezdi Bundan amaçlarının Türkiye Ermenilerini hayali bir Ermenistan projesiyle kışkırtıp Yunanistan ve yerli Rumlardan sonra onların gücünden de yararlanmak olduğu anlaşılıyordu İşte Millî Mücadele döneminde ayrılıkçı Ermeni faaliyetlerinin itici gücünü batılı devletlerinin ortaya attıkları Ermenistan projesi oluşturmuştu Ayrıca Erivan'daki Taşnak Ermeni Hükümeti, Yunanistan ve onların etkisindeki Ermeni Patriği Zaven Efendi bu faaliyetleri teşvik eden ve örgütleyenlerin başında gelmişlerdi
Ermeni Taşnak ve Hınçak cemiyetlerine mensup komiteciler, Mondros ateşkes antlaşmasından hemen osnra İstanbul'a dönmüşler, bunlara Rusya'dan gelen bazı komiteciler de katılmıştı Taşnaklar, İstanbul Tepebaşı'nda Amerikan elçilği karşısındaki bir binada faaliyete geçmişlerdi Bir yandan günlük bir gazetenin neşrine başlamışlar, diğer yandan da silahlı teröre başvurmuşlardı Bu terörün kurbanları arasında bazı Ermeniler de yeralmışlardı Taşnaklar Ermeni yazarlarından Hınçak Cemiyeti Üyesi H Aramyan'la siyasî şubede birinci sınıf memur A Mıgırdıç'ı öldürmüşler, ayrıca kamu görevi yapan tüm Ermeni memurları ölümle tehdit etmişlerdi
Hınçak Cemiyeti de Beyoğlu'nda faaliyet gösteriyordu Cemiyet, günlük bir gazete çıkarmakta, aynı zamanda Paris'teki Bogos Nubar Paşa'nın kurduğu Vahdet-i Milliye (Millî Birlik) Komitesi'nin İstanbul şubesi temsilciliğini yürütmekteydi Diğer taraftan Taşnak ve Hınçak cemiyetleri arasında anlaşmazlık ve rekabet hüküm sürmekte, Erivan'daki Taşnak hükümeti kendi yanlısı olan Ermeni Patriği sayesinde Patrikhanenin içişlerine müdahale edebilmekteydi
Gayrimüslim azınlıkların bütü bu faaliyetlerinde dikkati çeken ortak bir nokta, Rum ve Ermeni kiliselerinin bu faaliyetleri odak noktasını oluşturmalarıydı Her iki kilisenin önderleri bu faaliyetlerin bayraktarlığını yapıyorlardı Kiliseler, Türklerin mabetlere olan saygısı istismar edilerek birer silah deposu haline getirilmişlerdi Dikkati çeken diğer bir nokta da yabancıların kapıtülasyonlardan yararlanmak suretiyle açtıkları okulların bu türden faaliyetler için birer üs ve ihanet yuvası olarak kullanılmalarıydı
Millî mücadeleye karşı olan cemiyetler arasında bazı Türk ve Müslümanlar tarafından kurulmuş cemiyet ve partiler de bulunmaktaydı Bunlar düşman işgali altında bulunan İstanbul'da kurulmuşlar, burada ve kısmen de Anadolu'da faaliyet göstermişlerdi Hemen tümü açık veya gizli İngilizlerin desteğine sahip bulunuyorlardı Yabancı ve güçlü bir devletin desteğine dayanmak, saltanat ve hilafete bağlı kalmak ortak özelliklerindendi Bir ortak yanları da o günkü durumun sorumlusu olarak gördükleri İttihatçılara düşmanlık duymalarıydı Genelde Hürriyet ve İtilaf Fırkası etrafında toplanmış olan bu kuruluşlar gerek savundukları esaslar gerekse İttihatçıların Anadolu'daki ilk direniş hareketlerini başlatmaktaki rolleri nedeniyle millî mücadeleye ters düşmüşlerdi

Alıntı Yaparak Cevapla

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler

Eski 09-11-2012   #7
FrmSinsi
Varsayılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler



Hürriyet ve İtilaf Fırkası 1911 yılında kurulmuş, II Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki'nin karşısında en büyük ve en güçlü muhalfet partisi olmuştu 1913 yılında faaliyetini durdurmuş, Mondros Ateşkes'inden sonra İttihat ve Terakki'nin çekilmesiyle ortaya çıkan boşluğu doldurmak üzere yeniden faaliyete geçmişti Hürriyet ve İtilaf Fırkası Anadolu'daki yaygın teşkilatı ve etrafına topladığı diğer cemiyet ve partilerle birlikte Millî Mücadele karşısında bir blok oluşturdu İç ayaklanmalarda kışkırtıcı rol oynadı Kuva-yı Milliye'yi sabun köpüğünden farksız bir hareket olarak nitelerken Müdafaa-i Hukukçuları cinayet komitesi ve türediler grubu olarak ilan etti Anadolu hareketine karşı çıkan her kişi ve örgüt gibi zaferin kazanılmasıyla tarih sahnesinden silindi Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası, Sulh ve Selamet Cemiyet ile Selamet-i Osmaniye Fırkası'nın birleşmeleriyle kuruldu Meşrutiyet ve demokrasi esaslarının benimsemiş, çalışmalarının itici gücünü İttihat ve Terakki düşmanlığı oluşturmuştur Bununla beraber Hürriyet ve İtilaf Fırkası'yla da tam bir uyum içinde olmamış, Anadolu ile sert bir diyaloğa girmemiştir
Kürdistan Teali Cemiyeti 1918 yılında İstanbul'da kuruldu Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da şubeler açtı Anadolu hareketine karşı olduğundan Hürriyet ve İtilaf fırkası ve İngiliz Muhibleri Cemiyeti gibi kuruluşlarla yakınlık kurdu İngilizlere derin ve samîmî bir itimatla bağlanmayı öngördü İngilizlerin güdümündeki bu cemiyetin ayrılıkçı faaliyetleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkı tarafından tepkiyle karşılandı İstanbul Hükümeti'ne çekilen telgraflarda bu cemiyetin bölge halkıyla hiç bir ilişkisinin olmadığı Kürtlerin Osmanlı camiasına içten bağlı oldukları belirtildi
İslam Teali Cemiyeti, 1919 yılında İstanbul'da kuruldu Hilafet ve ümmetçilik esaslarını benimsemiştir Hürriyet ve İtilaf Fırkası'nın yan kuruluşu gibi çalışmıştır İslam adını kullanarak kurulan bu cemiyet Kuva-yı Milliyecileri maskaralar, Kuva-yı Milliye hareketini isyan ve Mustafa Kemal'i de eşkiya olarak ilan etti Savaşta yenildikten sonra uslu oturmak ve yenilginin sonuçlarına katlanmak gerektiğini savundu Barış yapıldığı halde Kuva-yı Milliye'nin isyanını sürdürmesi yüzünden galiplerin İstanbul'u da elimizden alacakları endişesini dile getirdi İngiliz emellerine ve propagandasına vasıta olan cemiyetin hazırladığı bildiriler Yunan uçaklarınca atılmaktaydı
İngiliz Muhipleri Cemiyeti 1919 yılında İstanbul'da kuruldu 20 Ağustos 1920'de yapılan resmî açılış töreninde Sait Molla, İttihat ve Terakki'nin uğraşa uğraşa başa çıkamadığı Türk-Alman Dostluk Yurdu'nun yerine İngiliz Muhipleri Cemiyeti'ni teşkil ve tesis etmekle övünç duyduğunu söyledi Cemiyet İngiliz parasıyla İngiliz kontrolünde İngiliz politikasının savunuculuğunu üstlenmiş Türkler tarafından kurulmuştu Kurucu ve yöneticileri arasında II Meşrutiyet'in ilanından beri İstanbul'da rahip kimliğiyle yaşayan İngiliz haberalma servisinin İstanbul'daki örgüt başkanı Dr Robert Frew'de bulunmaktaydı İstanbul'da ve Anadolu'da şubeler açmıştır Hürriyet ve İtilaf Fırkasıyla tam bir işbirliği içinde olan cemiyetin görünürdeki amacı, Osmanlı İmparatorluğu ve halifeliği ile Büyük Britanya İmparatorluğu arasındaki geleneksel dostluğun sürdürülmesiydi Cemiyetin kurucularından Sait Molla, Anadolu'daki belediye başkanlarına çektiği telgraflarda İngiliz mandasını ve koruyuculuğunu biricik kurtuluş yolu olarak bildirmişti Cemiyetin gizli amacı ülkede ayaklanma ve karışıklıklar çıkarmak, uyanmaya başlayan millî bilinci boğmak ve böylece yabancı müdahalesini kolaylaştırmaktı
Wilson Prensipleri Cemiyeti Amerikan mandasını savunan yazar ve gazeteciler tarafından kuruldu ABD başkanı W Wilson'un yayınladığı bildiriden etkilendikleri anlaşılan cemiyetin kurucularından bazıları daha sonra millî mücadele saflarına katıldılar
Ayrıca Nigehbân Cemiyet-i Askeriyesi ve Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti gibi kuruluşlar da Hürriyet ve İtilaf Fırkası paralelinde faaliyet göstermişlerdi

Alıntı Yaparak Cevapla

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler

Eski 09-11-2012   #8
FrmSinsi
Varsayılan

Cemiyetlerin Faaliyetlerini İşgal Eden Ve Bu İşgale Karşı Yapılan Mücadeleleri Neler



Milli Mücadele Sırasında Kurulmuş Yararlı/Zararlı Cemiyetler

Zararlı Cemiyetler
Azınlıkların Kurduğu Zararlı Cemiyetler

Özellikleri Nelerdir?
Mondros Mütarekesi’nden sonra, ordunun terhis edilmesi ve devlet otoritesinin kalmaması üzerine ortaya çıktıAzınlıklar tarafından, işgalci emellerine hizmet eden kuruluşlardıAnadolu hareketine ve Türklerin milli devletine karşıydılarBu cemiyetlerin hepsi Rum Patrikhanesi tarafından yönetiliyordu

İtilaf Devletlerince ekonomik ve siyasi açıdan destekleniyorlardı
Wilson İlkeleri’ne göre bulundukları yerlerin kendilerine verilmesini istiyorlardı
Mondros Mütarekesi’nin yedinci ve yirmi dördüncü maddelerini uygulatmak istiyorlardı

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7 maddesi şu şekildeydi : “İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde, herhangi bir bölgeyi işgal edebilecek

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 24 maddesi şu şekildeydi: Altı Vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, bu vilayetlerin herhangi bir kısmı işgal edilebilecek

Cemiyetler

Mondros Mütarekesi’nden sonra Türk ordusunun terhisinden cesaret alan bazı azınlıklar, Milli Mücadele’ye karşı bir takım cemiyetler kurmuşlardı

Mavri Mira

İstanbul’daki Rum Patrikhanesi tarafından kurulan bu cemiyet, Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmak ve Ege Bölgesi’nde ilerleyen Yunan ordusuna yardımcı olmak amacını güdüyordu Çalışma alanı; Bursa, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul ve Bandırma idi Yunan Kızılhaç, Resmi Göçmenler Komisyonu, Rum okullarındaki izcilik kurumları, Mavri Mira’nın emrinde çalışıyordu

Trakya ve Yunan Komitesi

Trakya’nın işgalinden doğan sorunları Yunanistan açısından çözmeye çalışan bir örgüttür Buradaki milli direnişi ortadan kaldırmak ve tüm Doğu Trakya’nın Yunanistan’a verilmesini sağlamak temel amaçlarıydı

Pontus Rum Cemiyeti

Yunanistan’ın milli örgütü olan ve Yunanistan’ın 1829′da bağımsız olmasını sağlayan Etnik-i Eterya Cemiyeti Trabzon ve dolaylarında bir Rum Pontus Devleti kurmak amacıyla Pontus Rum Cemiyeti’ni meydana getirdi

Kordos Cemiyeti

Yunanistan tarafından İstanbul’da “Rum Göçmenleri Merkez Komisyonu” adıyla kurduruldu Derneğe İstanbul, Trakya, Trabzon, Marmara kıyıları ve İzmir gibi yörelerde düzeni bozma, Yunanistan’dan gelen özel görevlileri Rum göçmeni göstererek Doğu Karadeniz dolaylarına yerleştirme, bu yörelerdeki Rum azınlığı sayıca çoğaltma görevi verilmiştir
Ermenilerin Kurduğu Cemiyetler

Daha önceleri Ermenilerin kurmuş oldukları “Taşnaksütyun” ve “Hıncak” adlı gizli örgütler milli mücadeleye karşı çıktılar ve işgalcilerle işbirliği yaptılar
Ermeni Patriği Zaven Efendi de Mavri Mira’ya benzer bir örgüt kurup Rumlarla işbirliği yaptı Zaven Efendi tarafından kurulan bu cemiyetin adı, “Rum-Ermeni Birliği Komitesi” idi Ermeni İntikam Alayları da, Fransızlardan aldıkları destek ile Adana ve dolaylarında faaliyet gösteriyorlardı

Yahudi Cemiyetleri

Yahudilerin çok büyük bir çoğunluğu bölücü çalışmalarda bulunmadı, ancak “Makkabi Cemiyeti” ve “Alyans israilit Cemiyeti” işgalcilere destek verdi

Milli Varlığa Düşman Cemiyetler

Özellikleri Nelerdir?

Milliyetçi amaçlara tamamen karşıydılar
Osmanlıcı ve hilafetçiydiler
Başat Hürriyet ve İtilaf Fırkası etrafına toplanmışlardı
Anadolu hareketine karşıydılar
Ulusal örgütlere karşı direniş göstermişlerdir
Manda ve himaye taraftarıydılar

Hürriyet ve İtilaf Partisi

Kasım 1911′de Trablusgarp Savaşı’nın yarattığı kaos döneminde Ahrar ve Mutedil Hürriyetperveran Fırkalarının birleşmesinden oluşmuştur İttihat ve Terakki karşıtı olan bu fırka, bağımsızların ve gayr-i müslüm mebusların desteğiyle güçlendi Fırka’nın temel amacı, İttihat ve Terakki iktidarını yıkmaktı Programında Osmanlcılığı, özyönetimi, özel girişimi, meşrutiyeti ve liberal iktisat’ı savunmaktaydı 1912 “sopalı seçimleri” ne kadar iktidarda kalan parti bu seçimde ancak 6 milletvekilini Meclis’e sokabildi
Bundan sonra parti sıkı bir muhalefete yöneldi “İkdam” ve “Alemdar” gazeteleri partinin yayın organı oldu 1913′deki Babıali Baskını’ndan sonra parti dağılmaya başladı
Mahmut Şevket Paşa suikastından sonra bir kısım parti mensubu yargılandı, idam edildi, Sinop’a dürgün edildi ve ordan Avrupa’ya kaçtı

Diğer Cemiyetler

Bu cemiyetler Mondros Mütarekesi’nden sonra Osmanlı Devleti’nin bağımsız yaşayamayacağını düşünen, Milli Mücadele’ye karşı manda ve himaye yanlısıydılar

Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası

Bu cemiyet milli mücadeleye karşı çıkan Damat Ferit Hükümeti’ni desteklemiş, padişah ve halifeye bağlı kalmakla vatanın kurtulacağını savunmuştur

Kürdistan Teali Cemiyeti

Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra kurulan bu cemiyet Wilson İlkeleri’nden yararlanarak özerk bir Kürt devleti kurmak için mücadele etmiştir
Teali-i İslam Cemiyeti

İşgalcilerle mücadele edilemeyeceğini, bundan dolayı halifenin etrafında toplanmanın gerekliliğini savunmuşlardır

İngiliz Muhibleri Cemiyeti

Bu cemiyetin başkanı bir İngiliz din adamı olan Rahip Fru idi İşgallere karşı koymanın olanaksız olduğunu savunan bu cemiyete Damat Ferit de üye idi

Wilson Prensipleri Cemiyeti

Ülkeyi Milletler Cemiyeti içerisinde diğer devletlerle eşit haklara sahip bir varlık haline getirmek amacıyla kurulmuştur
Kurucularının Amerika Birleşik Devletleri’nin manda ve himayesi altına girmekten yana oldukları bilinmektedir

Hürriyet ve İtilaf Fırkası

İttihat ve Terakki Partisi’ne düşman olarak çıkan bu cemiyet, Anadolu’daki milli kurtuluş hareketine karşı en büyük tepkiyi göstermiştir Bu parti (fırka) Damat Ferit tarafından özellikle milli direnişe karşı yönlendirilmiştir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları
Görünüm Modları


sorsorgula.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
FrmSinsi.net hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.