Anti-Ütopya'ya Bir Örnek : George Orwell-1984

Eski 08-20-2012   #1
FrmSinsi
Varsayılan

Anti-Ütopya'ya Bir Örnek : George Orwell-1984




G Orwell’in Ütopyası

George Orwell '1984' adlı eserinde despotizmin (zorbalık) egemen olduğu bir dünyayı tasvir eder Bu ütopyaya göre, dünya eşit güce sahip üç bloka ayrılmıştır Yönetenler tek egemen güçtür İnsanlar yöneticilerin korkusu ile sinmiş, özgürlükler kaldırılmış, ahlâki ve insani duygular yok edilmiş, düşünme ve düşündüğünü söyleme yasaklanmış, yaşam tüm güzelliklerini yitirmiştir Hiç kimse birbirine güvenememektedir Çoğu kişiler casustur En yakınlarını yönetime gammazlama bir ödev haline getirilmiştir Bireylerin kişilikleri tamamen silinmiştir
Orwell bu eserinde, gelecek üzerine korkularını dile getirmiştir İnsanları, modern dünyayı etkileyebilecek sorunlar üzerinde düşünmeye yöneltmek istemiştir Ekonomik Ütopya bu eserde genellikle Dünya'yı değiştirmek amacı ile yazılmıştır


George Orwell'in 1984 isimli eseri Anti-ütopyaya örnek olarak gösterilen eserlerdendir Bu eser 1949 yılında yayınlanır George Orwell, hayatının sonlarına doğru yayınladığı bu eseriyle şöhretini pekiştirir ve bunun yanında büyük eleştiriler de alır Yazar romanında yaşadığı dönemden 39 yıl sonrasını tahayyül etmiş ve nasıl bir dünyada, ne şekilde yaşanacağına dâir fikirlerini bir öngörü olarak eserine yansıtmıştır
Romanımızın kahramanı Winston Smith, 4 Nisan 1984 günü, çalıştığı iş yerinden (Gerçek Bakanlığı) izin alarak evine gelir Evinde hatıralarını kaydetmek arzusunu duyar 1984 yılında bu çok tehlikeli bir davranıştır Bunun farkında olarak ve üstelik korkarak daha önce Bay Charrington'un eskici dükkânında aldığı not defterine bu hatıralarını yazmaya başlar W Smith'i korkutan şey, her yere yerleştirilmiş ve insanları tüm gün denetleme amacına yönelik kurulmuş telescreen'a yakalanmak ve buharlaştırılmaktır Telescreen denilen bu ekran W Smith'in evinin sadece bir yerinde işlevini yerine getirememektedir Smith'de bu köşeye çekilir ve hatıralarını yazmaya başlar
W Smith Londra'da yaşamaktadır Londra Okyanusya'nın en kalabalık eyaletlerinden üçüncüsüdür ve Bir Numaralı Uçuş Pisti'nin başkentidir (s 3) Yaşadığı ülke de İNGSOS(İngiliz Sosyalizmi)'a bağlı bir polis devletidir Ve Koca Ağabey tarafından yönetilmektedir Bu Koca Ağabey'i gören ve tanıyan yoktur O esrarengiz bir kahramandır Onun kudreti Sevgi Bakanlığı'nın işkence odalarında vatana ihanet edenlere ispatlanır
W Smith Gerçek Bakanlığı'nda düzeltmen olarak çalışmaktadır Vazifesi geçmişe ait Times gazetelerindeki haber ve yazıları gününe göre ve istenilen şekilde yeniden tashih etmek ve değiştirmektir Aynı zamanda Yeni Dil'in sözlüğünü hazırlamakla da meşguldür
W Smith hatıra defterine o günün yani 1945'in meşgalelerini yazarak başlar İleri ki satırlarda ise o zaman için vatana ihanetle bir tutulan ve yok edilmesini sağlayacak şu sözü yazar: "Kahrolsun Koca Ağabey" Bu sözün getireceği felaket şu şekilde ifade edilir: "Korku ile kıvranmaktan kendini alamadı Bula bula o sözleri yazmak, muhtıra tutmaya kalkışmaktan daha tehlikeli değildi Öyle ise bu his manasızdı "Kahrolsun Koca Ağabey" diye yazsa da yazmaktan kaçınsa da, bir kapıya çıkardı Muhtıraya ha devam etmiş, ha etmemiş, farkı yoktu Düşünce Polisi onu öyle de yakalayacaktı, böyle de Bütün öteki suçları içine alan ana suçu işlemişti -kağıdı kaleme hiç dokundurmasa da işlemiş olacaktı Adına düşünce suçu diyorlardı Düşünce suçu temelli gizlenebilecek şey değildi Bir müddet , hatta yıllarca, atlatıp kurtulmayı başarabilirdiniz Ama, er geç yakalayacakları muhakkaktı
Hep geceleyin -hiç şaşmaksızın geceleyin oluyordu tevkifler Uykudan ansızın sıçrayış; omzunuzu sarsan nobran el;gözlerinizin içine sokulan kamaştırıcı ışıklar; yatağı halkalama olmuyor; tevkife dâir bilgi verilmiyordu Hep geceleyin, insanlar düpedüz ortadan kayboluyordu Adınız kütüklerden çıkarılıyor, oldum bittim bütün yaptıklarınızın her kaydı siliniyor, bir vakit ki varlığınız inkâr ediliyor, sonra da unutuluyordu Ortadan kalkıyor, yok oluyor, beylik tabirle, uçup gidiyordunuz" (s 19)
W Smith, Gerçek Bakanlığı'nda çalıştığı günlerden birinde yine İki Dakikalık Nefret'e katılır Bu İki Dakikalık Nefret, partinin ve halkın efsânevî düşmanı, bütün askerî, siyâsî ve ekonomik başarısızlıkların müsebbibi olan Emmanuel Goldstein'in telescreen'lara yansıyan suretine nefret ve kinin gösterilmesi gereken bir vazife anıdır Bu her gün, iki dakika olmak üzere herkesin katılmak zorunda kaldığı bir vazifedir Herkes günde iki dakika ekrana yansıyan surete nefretini ve kinini haykırır W Smith de katıldığı bu İki Dakikalık Nefret vazifelerinin birinde Julia adında bir kız ile karşılaşır Bu kız halk için ucuz romanlar çıkaran makineleri tamir eden bir işçidir W Smith, Julia ile artık bir çok yerde karşılaşmaya başlar Bu karşılaşmalar W Smith'i çeşitli şüphelenmelere sevk eder Julia'yı Düşünce Polisi'nin adamı zanneder İlk önce ondan nefret eder hatta rast getirip bir yerde öldürmeyi bile düşünür Julia ile yine bir gün yolda karşılaşır Bu karşılaşmada Julia tökesir ve W Smith'in önüne düşer Düştüğü an W Smith'e bir not bırakır W Smith daha sonra bu notu okuduğu zaman görür ki kağıtta "Seni Seviyorum" yazmaktadır Bu kıvılcım daha sonra ikisi arasında büyük bir aşkı başlatır Julia ile şehir dışında telescreen'ların ve hafiyelerin uzağında yerlerde buluşmaya başlarlar Bir süre sonra da Bay Charrington'un dükkânı üzerinde bulunan bir odayı kiralar ve artık Julia ile burada buluşmaya başlarlar
Bay Charrington'un dükkânı parti üyeleri için yasaklanmış alt tabakaya ait bir yerdir W Smith kendisine tarih kitaplarında anlatılan şekliyle gördüğü şekilleri mukayese eder ve bu alt tabakaya ait yerlerin anlatıldığı gibi bir yer olamadığı kanaatine varır Üstelik bu dükkânda telescreen yoktur
Julia ile buluşmaları devam bu dükkânın üstünde kiraladığı odada devam eder Burada kendileri gibi, bulundukları sisteme karşı çıkan ve birlikte mücadele edecekleri kişileri düşünürler W Smith, yüzünde partiden nefret eden bir ifade sezdiği O'Brien'ı hatırlar ve gidip onunla konuşmayı düşünür W Smith ve Julia birlikte O'Brien'ın çok şaşalı ve gösterişli evine bu konuyu konuşmak için giderler İç Parti'ye mensup bu kişiye bütün plânlarını anlatırlar ve birlikte hareket etmek istediklerini anlatırlar O'Brien, W Smith'e okuması için Emmanuel Goldstein'in sistem karşıtı yazdığı kitabını verir
Bay Charrington'dan kiraladıkları odada Julia ile birlikte Goldstein'in kitabını okumaktadırlar Tam bu sırada duvardan bir ses gelir Bu ses telescreen'dan gelmektedir ve W Smith'in ve Julia'nın tevkif edildiklerini ilan etmektedir O an anlarlar ki odada gizli bir telescreen vardır ve Bay Charrington da Düşünce Polisinin bir adamıdır Düşünce Polisleri gelir ve ikisini yakalayarak götürürler W Smith Sevgi Bakanlığı'nda çok kötü bir mahzene kapatılır Bu mahzende uzunca bir süre sorgulanır ve işkence görür Burada akla hayale gelmedik suçları da kabul eder Çünkü gördüğü işkence ona ancak bunları söyletmektedir W Smith her türlü işkence karşısında bir tek şey sarılmıştır, o da Julia'ya duyduğu aşktır Nihayet Julia'ya duyduğu aşkı da itiraf eder ve bu itirafından sonra serbest bırakılır W Smith artık eskisi gibi değildir Herkes ondan nefret eder, artık o yalnızdır Bütün zamanını bir kahvehanede zafer içkisi içerek geçirir Julia'yı düşünmektedir ve onun akıbetini merak etmektedir Bir gün kendisinden pek farklı bir şekle girmemiş Julia'yı görür İki aşık birbirlerine yaptıkları ihanetleri itiraf ederek ayrılırlar
Roman, baskıcı bir sistemin, ferdi nasıl yok ettiğini, onu nasıl harcadığını gösteren ilginç bir sahneyle biter W Smith dejenere olmuştur Beyni yıkanmıştır Önceleri inanmadığı şeylere büyük sadakatle inanmaktadır Koca Ağabey'i ölümüne sevmektedir
Vak'a kuruluşunu kısaca verdiğimiz bu eser bir çok bakımdan ilgi çekici kehanetlerde bulunmuştur Bugün baktığımız dünyada GOrwell'i haklı çıkaran bir çok gelişme cereyân etmiştir GOrwell, gelecekte diktatörlerin ve baskıcı sistemlerin ferdin hayatını nasıl karartabileceğini ve teknolojinin insanlığın yararına değil de zararına kullanılırsa nasıl yok edici bir güç olacağını bundan yıllar önce kaleme aldığı 1984 isimli eseriyle hem haber vermiş hem de bizi bir anlamda ikaz etmiştir
1984'te yer alan şahısları şöyle sıralayabiliriz:
Winston Smith : Okyanusya'nın Gerçek Bakanlığı'nda Times gazetelerinin geçmiş sayılarını günün ve partinin direktifleri doğrultusunda tashih eden, yeniden yazan bir memurdur 39 yaşında vasat zekâlı, küçük bir memurdur
Julia : 26 yaşında, Roman Edebiyatı Dairesi'nde halk için romanlar basan makinelerin bakımıyla görevli memur Asi, güzel ve zeki bir kızdır
O'Brien : İç Parti üyesi, partinin yüksek kademelerinde görevli, çirkin ve zeki bir tip
Bay Charrington : Alt tabakadan görünen fakat Düşünce Polisi'nin adamı Londra'nın arka mahallelerinin birinde bir antika dükkânının sahibi
Koca Ağabey : Yanılmak bilmez, her şeye kâdir, her başarılı işin, her hayırlı işin, her zaferin, her ilmî keşfin, bütün bilginin, bütün hikmetin, bütün mutluluğun, bütün faziletin önderi ve mutlak ölmeyeceği düşünülen Okyanusya'nın devlet başkanı (s 217)
Emmanuel Goldstein : Hain, dönek, Koca Ağabey'in en yakın dostu iken onunla anlaşamayarak daha sonra Okyanusya'yı yıkmak için ihtilaller düzenleyen, bütün kötülüklerin, bütün başarısızlıkların müsebbibi olan, varlığı ve yokluğu tam bilinemeyen birisi(s 11-12)
Katharine : Winston'un karısı Partinin sadık bir ferdi Hayatını partinin umdeleri doğrultusunda yönlendiren bir kadın
1984'te mekân, pek çeşitli değildir Okyanusya ana mekandır Okyanusya bir vatandır ve içerisinde çeşitli metropolleri barındırır Bu açık mekanlara, romanda isimleri zikredilen Afrika, Doğuasya, Avrasya gibi yerleri de ilâve edebiliriz İç-kapalı mekan olarak ise Gerçek Bakanlığı, Sevgi Bakanlığı ve mahzeni, Bay Charrington'un antika dükkanı ve kiralanan oda, Winston'un odası ve O'Brien'ın odası sayılabilir
Romanda zaman Winston'un hatıra defterini alıp hatıralarını yazmaya başladığı 4 Nisan 1984'ten başlar ve bir yıllık bir süreyi içine alır Yer yer geçmişe dönülerek bazı zaman dilimleri hatırlanır Bu zaman dilimlerini; Winston'un çocukluk yıllarını hatırlaması, çeşitli Times gazetelerinin zamanlarının değiştirilmesi ve geçmişi halle mukayese için kullanılan zaman dilimleri olarak sıralayabiliriz
1984 anti-ütopya olarak kaleme alınmış bir eserdir Yazar eserinde Sosyalist ve Faşist sistemlerin ferdi nasıl yok ettiğini ve teknolojinin kötü amaçlar için kullanılırsa nasıl felaketlere sebep olacağını vermeye çalışmıştır Bununla beraber yazar gelecekten ümitli değildir, geleceğin zannedildiği gibi güllük gülistanlık değil kâbuslarla dolu olabileceğini düşünmektedir
GOrwell'in tahayyül ettiği dünyada ferdi irade ortadan kaldırılmak istenmektedir İnsanlar inanmadıkları, benimsemedikleri hatta akıllarıyla doğru olmadığına inandıkları yalanlara, propagandalara inanmak zorunda bırakılırlar Öyle bir dünyadır ki "Savaş Barıştır; Hürlük köleliktir; Cahillik Kuvvettir" İnsanlar, 1984 yılında helikopterin Koca Ağabey tarafından icat edildiğine, 2+2 = 5 ettiğine inanmaya zorlanırlar Geçmişte hiçbir şey yoktur, önemli olan hâldir Sırf Koca Ağabeyi haklı çıkarmak için önceden yapılan plânlar o gün ki doğrularla yer değiştirilir İnsanlar, İkilidüşün'e zorlanırlar Yani akıllarıyla doğruları görseler bile gözleriyle ve davranışlarıyla yanlışı kabul etmek ve yaşamak zorundadırlar
1984 yılında Sosyalist ve Nazist sistemlerin nasıl ferdi iradeyi yok ederek yerine kolektivist düşünme mantığını ve diktatörlüğü ikâme edeceğini göstermeye çalışır Halk adına düşünülen fakat hep halkı ezmeye dayanan sistemler kendi sınıflarını ortaya çıkarır ve nimetler onların inisiyatifindedir ve onların lütfuyla paylaştırılır İnsanların eşitliği adına çıkan sistem insanlar arası eşitsizliği körükleyen ve yönetici sınıfı daha da yücelten ve yükselten bir yapıya bürünür Şahsi mülkiyetin ortadan kaldırılıp bütün her şeyin devletin olduğu bir sistem ancak "pınarın başındakileri kandırmaktadır"
Sadece diktatörlerin yönettiği devletlerde değil ferdin kendi haklarının ve iradesinin peşinde koşmak yerine bu inisiyatifi başkalarına devrettiği her yerde benzer irade dışı uygulamalar görülebilir


alıntıdır


Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları
Görünüm Modları


sorsorgula.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
FrmSinsi.net hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.