Doğruluk (Vaaz)

Eski 08-02-2012   #1
FrmSinsi
Varsayılan

Doğruluk (Vaaz)




Doğruluk

İslam Dininin getirmiş olduğu ölçüler, insanın günahlarla kirlenmiş gönlünü tertemiz hale getirir, dünyaya dalmış ruhunu uhrevi hayata döndürür, dünyayı ahirete ahireti dünyaya tercih etmeden her ikisini de Yaratanın razı olacağı bir yaşantıya çevirir Bu sebeple bize sunulmuş olan bu ilkeleri benimsemeli, hayat düsturu haline getirmeliyiz Bu düsturlardan biride doğruluktur
Doğruluk yalancılığın zıddıdır Doğruluktan kasıt, söz söylemede, söz vermede, yaşantıda, iş hayatında, aile hayatında vs doğru olmak, yalancılıktan beri olmaktır Doğruluk kişiyi iyiliğe sevk eder, yalancılık ise kötülüğe sevk eder
Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır
إِنَّ الصَّدْقَ يَهْدِي إِلَى الْبِرِّ وَإِنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إِلَى الجَنَّةِ ، وَإِنَّ الرَّجُلَ ليصْدُقُ حَتَّى يُكتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقاً ، وإِنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إِلَى الفجُورِ وَإِنَّ الفجُورَ يَهْدِي إِلَى النَّارِ ، وَإِنَّ الرَّجُلَ لَيَكْذِبُ حَتَّى يُكتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّاباً

[color="DarkGreen"]“Şüphesiz ki sözde ve işde doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir İyilik de cennete iletir Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler Fücûr da cehenneme götürür Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır
Doğruluk ne kadar önemli ise doğru insanlarla beraber olmakta o kadar önemlidir Yaşam yalnız başına geçirilebilecek tarzda yaratılmamıştır Birliktelik kaçınılmazdır Bu birlikteliklerin en güzel şekilde devam edebilmesinin yolu ise doğruluktur
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde bizlere şöyle emretmektedir
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيداً

[color="DarkGreen"]“Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ
[color="DarkGreen"]“Ey inananlar! Allah’a karşı saygılı olun ve özü-sözü doğru olanlarla beraber bulunun
[color="DarkGreen"]“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır Müttakîler ancak onlardır!”
[color="DarkGreen"]“O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir
Doğruluğu hayat haline getirmiş olanlar için nice müjdeler vardır Kur’an-ı Kerimde bu müjdeler şöyle bildirilmektedir
إِنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللَّهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلَائِكَةُ أَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَأَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّتِي كُنتُمْ تُوعَدُونَ
[color="DarkGreen"]“Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler
[color="DarkGreen"]“Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür Onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur
[color="DarkGreen"]“Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, (evet) işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir Onların mükâfatları ve nûrları vardır İnkâr edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır
Doğruluk hayatın temel ilkesidir Dünya hayatının güzel bir şekilde geçirilmesine vesiledir Doğru sözlü olmayanların, işlerinde doğru çalışmayanların aile yaşantısında doğru davranışlar sergilemeyenin sonu hüsranlıktır Birkaç örnekle konumuzu daha iyi anlamaya çalışalım Aile yaşantısında doğruluğu benimsemeyenler sonunda sıkıntıya düşmüşlerdir Eve geç gelen koca doğru söz söylemeyerek eşine karşı nerde olduğunu saklar ise, evinde olanlar için kocasına doğru bilgileri kadın sunmaz ise böyle bir hayat yavaş yavaş eşlerin birbirinden uzaklaşmalarına sebep olacaktır Özellikle çocuklarımızın yanında doğru davranışlar sergilemememiz, doğru sözler söylemememiz telafisi mümkün olmayan hataları beraberinde getirecektir Mesela evde aile birlikte beraber otururken telefon geldiğinde baba, telefona bakan çocuğuna “babam evde yok de” diye sözlerde bulunursa o zaman çocuk doğru sözün bazı zamanlarda söylenmeyeceğini zanneder ki, zaman sonra büyüdüğünde babası nerdeydin diye sorunca yanlış yerlerde dahi olsa çocuk doğru yerlerde dolaştığı yalanını söyleyecektir Bu yalana ise başvurmasının altında yatan temel sebep aileden almış olduğu yanlış eğitimdir
Çocuklar tertemiz birer varlıklardır Bizler onları şekillendirmekteyiz Bu sebeple onların yanında doğru davranışlar ve doğru sözler sergilememiz geleceğimiz için gereklidir Bazen eşler birbirlerine yalan söyler, çocuklar müdahale eder “sen çok konuşma bakayım” derler Çocuk sorduğunda neden doğru söylemiyorsun diye, ana-baba “bazen annelerin veya babaların bilmemesi gereken şeyler vardır” cevabı verilir ki; bu yanlış, zaman sonra “ana-babaların da bilmemesi gereken bazı şeyler vardır” şekline dönüşür Günümüzde zararlı alışkanlıklara müptela olmuş birçok gencimiz bu şekilde hatalara düşmektedir Çocuklarımızın nerde olduklarını tam soramıyor, sorsak dahi doğru cevaplar alamıyoruz Neslimizin dünya mutluluğu elimizdedir ve lütfen yapmış olduğumuz –kendimizce doğru olan- yanlış davranışlarla bu mutluluğu hüzne çevirmeyelim
İş hayatında doğruluk ilkesi ışığında çalışmamak kul hakkını ihlal etmek demektir Bizlere verilmiş olan memuriyet, bütün milletimizin bir emanetidir Yine ister devlet müesseselerinde, ister özel sektörde iş imkanı bulmuş isek bu bize verilen bir emanettir Doğruluk ilkesi çerçevesinde çalışmamak ise emanete hıyanetlik etmektir
[color="DarkGreen"]Ticari hayatta doğruluk ise ticari canlılığın devam etmesinin en önemli sebebidir Yalan üzerine bina edilmiş ticari hayatta, ne esnaf nede müşteri bir fayda elde edemez Müşteriyi aldatan esnaf aslında kendisini aldatmış demektir Aldata aldata en sonunda müşterisi kalmayan esnaf elbette iflas edecektir Esnafı aldatan müşteri ise yine kendini aldatmış demektir Özellikle borçlu olunan yerlere zamanında borçların ödenmemesi sebebiyle esnaflar mağdur olmakta ve nice küçük müesseseler bu şekilde kapanmak zorunda kalmaktadır Buda küçük esnafın yok olmasına sebep olmaktadır Peygamber Efendimizin bir hadisini hatırlamakta fayda var Efendimiz “bizi aldatan bizden değildir” buyurmaktadır
Arkadaşlık ilişkileri ise yine doğrulukla sürdürülebilmektedir Yalancılarla arkadaş olmak istemeyiz Doğru sözlü olmayanların zararlarının mutlaka bir gün bize dokunacağını çok iyi bilmekteyiz Bu sebeple bizde arkadaşlık ilişkilerimizde doğruluktan asla taviz vermeyeceğiz Çünkü, Müslüman kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için isteyendir
[color="DarkGreen"]Doğruluk emin olmak ve güvenilir olmak demektir Yalancıdan emin olunmaz, yalancının asla güvenirliği yoktur Efendimiz bir hadislerinde Müslüman’ı şöyle tarif etmektedir اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ“Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir
Doğruluk konusunda Peygamber Efendimiz bizlere en büyük örnektir O’nun hayatında yalana asla rastlanmamıştır Sadece kendine inanalar değil, inanmayanlar dahi onun doğruluğunu tasdik etmişler ve kendisine Muhammedü’l-Emin demişlerdir Kabe’nin tamirinde Kureyşliler "Hacer-i Esved"i yerine koyma sırası gelince anlaşamadılar Kureyş'in bütün kolları, bu şerefin kendilerine âit olmasını istiyordu Anlaşmazlık dört gün sürdü, kan dökülmek üzereydi ki, Harem kapısından ilk girecek zâtın hakem yapılarak, onun vereceği karara uyulmasını" teklif edildi Bu teklifin kabul edilmesiyle Haremin kapısından gerecek olan beklenmeye başlandı Kapıdan Hz Muhammed (sas) girince buna o kadar sevindiler ki, “el-Emîn, el-Emîn,” geldi, O’nun vereceği karara razıyız dediler Hz Muhammed (sas), üzerine Hacer-i Esved-i koyduğu yaygının uçlarını Kureyşin ulularına tutturdu; hep berâber, konulacağı yere kadar taşıdılar Hz Peygamber (sas)'de taşı alıp yerine yerleştirdi Anlaşmazlığın bu şekilde çözümlenmesi herkesi memnûn etti Böylece büyük bir felâket önlenmiş oldu
Ramazan ayı içerisinde bulunmaktayız Oruç tutmaktayız Oruç imsak demektir, yani tutmak demektir Nasıl ki, yemekten, içmekten ve ailevi ilişkiden kendimizi tutuyor sakındırıyor isek, ahlaken kötü davranışları da öylece tutmalı, hayatımıza aktarmamalıyız Ramazan ayı bizlere birçok ahlaki güzellikleri kazandırmalıdır Bu ilkelerin başında doğruluk gelmelidir Doğru sözlü, doğru özlü olmamak kişiye zarar verdiği gibi ibadetlerine de zarar vermektedir Oruç ile yalan asla bir araya gelmemelidir Asıl olan insanla yalan asla bir araya gelmemelidir Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır
مَنْ لَمْ يَدعْ قَوْلَ الزُّورِ والعمَلَ بِهِ فلَيْسَ للَّهِ حَاجةٌ في أَنْ يَدَعَ طَعامَهُ وشَرَابهُ

[color="DarkGreen"]“Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez” Ahlaki ilkeler ibadetlerin tamamlayıcısıdır İmanın kemale ermesi vesilesidir Ahlaken olgunluğa ulaşmanın yolu ise İslam Dinini koymuş olduğu ilkelere uymaktır Bu sebeple ibadetlerimizi korumak, imanımızı ahlaken kemale erdirmek için ahlakımızı güzelleştirmemiz gerekmektedir Ahlaki ilkelerden olan ve kişiye nimetlerin en güzelini kazandıran doğruluk ise hiçbir zaman terk etmeyeceğimiz bir davranış şeklidir
[color="DarkGreen"]Sözümüzü Sevgili Peygamberimizin tavsiyeleriyle sonlandırıyoruz Efendimiz şöyle buyuruyor “Şüpheliyi bırak, şüphe vermeyene bak Zira gönül, (sözde ve işde) doğrudan huzur, yalandan kuşku duyar”
Yüce Rabbim özü ve sözü doğru olanlardan eylesin Yalana, yanlışa saptırtmasın Hatalarımızı affeylesin Kusurlarımızı bağışlasın Allah’a emanet olun
wwwguncelvaazcom

Ahmet ÜNAL

Vaiz


[color="DarkGreen"] Buhâri, Edeb 69

[color="DarkGreen"] Ahzab, 33/70

[color="DarkGreen"] Tevbe, 9/119

[color="DarkGreen"] Bakara, 2/177

[color="DarkGreen"] Hud, 11/112

[color="DarkGreen"] Fussilet, 41/30

[color="DarkGreen"] 5/119

[color="DarkGreen"] Hadid, 57/19

[color="DarkGreen"] Müslim, Îmân, 164

[color="DarkGreen"] Tirmizî, Îmân, 12

[color="DarkGreen"] Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 1244

[color="DarkGreen"] Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 56

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları
Görünüm Modları


sorsorgula.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
FrmSinsi.net hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.