Benim Babam...

Eski 02-16-2009   #1
Berna
Icon1uzz

Benim Babam...






Ardıç kokuludur babam Tezek kokuludur Onurludur Kıt kanaat geçinir, geçindirir; ama asla el açmaz İhtiyacını belli etmez Her eksiği giderilmiş gibi davranır Neden böyledir babam? Böyle terbiye görmüş, böyle öğrenmiştir Ali okulu mezunudur Okuma yazmayı askerde çözmüştür Ama el yazısı benimkinden güzeldir

Babam, iyi kalbli babam

Alnında kırışmadık nokta kalmamış Diken diken olmuş çehresinin her kırışığı; çizgisi bir çilenin, bir bitkinliğin, yorgunluğun izini taşır ama, sen onu dünyanın en zengin insanı bulursun Öylesine cömerttir

Ardıç köküne yaslanıp ovayı yalpıyıp gelen bakışları asırlık çilenin tahlilidir Elinde dâima bir çakı bulunur Fidanları tımarlar, sebzelerin diplerine birer çöp dikiverir Ağaçların fazla gelen dallarını temizler

Babam, çalışmaktan yorulmaz

Namazını ne pahasına olursa olsun, kılar Namaz onun olmazsa olmazı Bu şuuru okumuşlarımız bile gösteremiyor "Nerden kazandı toprağın adamı bunu?" diyeceksiniz "Atalarından tevarüs ettiği iman şuuru ve nasihat kültürü her zaman yazılı gelenekten güçlü olmuştur da ondan" derim

Babam, çalışmanın fiilî dua olduğunu asla unutmaz Her varlığın bir dille yaratıldığını benden çok daha iyi kavrar Ağaçlarla, koyunlarla, tarlalarla, çapayla, orakla, tırpanla, kötenle, kayısıyla, dut ağacıyla konuşur Onların ne dediğini anlar Acıkmışlarsa gübre, susamışlarsa su verir

Her yaprağın sesini, sözünü dinleyen, anlayan babam

Bölünmez bir huzur içinde yaşar tarlalarda Ağaçlardan nasibine selâmet düşmüştür

Çardağa oturdu mu, gözleriyle kirazlarını, dutlarını, incirlerini, elmalarını, cevizlerini sever babam Dinlenmek için namaz vakitlerini seçer babam

Çocukluğumun kahramanı, gençliğimin cahili, bugünümün ise her şeyi babam Meğer babamın varlıkla bağı ne kadar da güçlüymüş, ne kadar çok dil biliyormuş; meğer babam ne büyükmüş ve ben ona ne kadar muhtaçmışım!

Babasız geçen günlerime hayıflanmamın bir mânâsı yok Geçen; geçti, gitti Biz şimdiye bakalım

Her aradığımda neden camiye gitmiş oluyor babam?

Babamın saati namaza göre "Anne babam nasıl, ne yapıyor?" diye her sorduğumda:
"Baban camiye gitti" "Baban camiden yeni geldi" "Baban camiye hazırlanıyor"
İnsan camiyle ancak bu kadar hemhâl olur! Tatil günlerinde sılaya vardığımızda da, durum aynı Sofra kurulur, tereyağlı bulgur pilavı buğu buğu kokar, naneli cacık iştahımızı açar "Babam nerde?" "Camiden daha gelmedi" Bekleriz Babam camiden gelir, elini yıkar, kurular; sofranın bir köşesine ilişir, ev sahibi değil de, eve yeni gelmiş utangaç bir misafir gibi âdeta İnsan da dünyada hep misafir değil midir?! Pilav soğumuştur Çocukların ağzı yanmaz Çay gelir Bir bardak O da yarım Çayı sevmez Ona soğuk, içinde buzlar çalkanan ayran getirilir Kocaman tasla

Babam işte Her şeyi farklı

Toprak adamı Tarlaya vardı mı, toprağa öyle bir bakışı vardır ki, onu anlamak, okumak biz mürekkep yalamışlar için zor Kendisinin de, geldiği o toprağa döneceğinin farkındadır her an
Dertlerini, acılarını açmaz bize Kendi kendine hesaplaşır hayatla, acıyla İster ki, çocukları sadece huzurlu yaşasınlar İnsanların derdine ortak olmak, derman olmak için çırpınır; ama asla lâf taşımaz

Bunca rüyadan, bunca hatıradan sonra babam tek ve yalnız, yolcu etti bizi tek tek Kendi kaldı o uçsuz bucaksız ovalarda, bitmez tükenmez işin içinde Bizden mutlu haberler bekleyerek vuruyor kazmasını ağaçların diplerine İçin için gözyaşı döküyor gidişimize Öğle yemeğini bir dutun gölgesinde yerken çakısını çıkarıp usulca kesiyor soğanını Bir çoban mı olur, yoksa bir yolcu mu, veya bir işçi mi; ayırt etmeksizin ortak ediyor azığına Babam ki asla tek başına yemez yemeğini "Halil İbrahim sofrasıdır" demişler zamanında kulağına O da onu kanun bellemiş, sofraya yalnız oturmamış bugüne kadar

Biz şehir ahâlîsi bir ceset gibi sürüklenirken şehirden şehre, semtten semte, mahalleden mahalleye, babam hayatın hâfızıdır şimdi tarlalarda Biz uyurken, o ümitlerini ve insan sevgisini çoğaltıyor

Biz dine mesafeli dururken, babam dini bir yorgan gibi sardı kendine; Anadolu'nun bütün babaları gibi Kainât sarayında uçurtma uçuran çocuk gibi mesut hayaller kurdu babam Âdem Nebi (as) onun pîri oldu Su, toprak ve dua; bu üç kelime onu özetler

Saman doldururken harara, ot biçerken ineğe, odun kırarken sobaya ve su verirken pamuğa, dünyanın en metin insanıdır o Dünyaya hak ettiği kadar değer verir, ama buradaki varlığını ve imtihanını ciddiye alır, nasibini de unutmaz Namaza dururken dünyayı terk ediyormuş gibidir Onun her namazı son namazı gibidir Uzun, sıhhatli, tadil-i erkâna uygundur

Ahşap merdivendir babama dünya Bir gün çürür düşer Onun dünyadaki aşkı Kâbe'dir Ne gün gideceğini hesap edememenin acısıyla kıvranır durur Helâlinden kazanıp da o yolun tozuna belenmeyi düşler

Kuşlardan önce başlar hayata babam Kuşlarla çekilir evine Güneş doğmaz onun üzerine Her şafak ayaktadır, her gün güneşi merhabayla karşılar Fatiha bir bahardır babama, sabahtır Yasin gün ortası, V'el Asr ise akşamın işaretçisidir Gün döndü mü ikindiye, çalışması hızlanır, yirmi dört saatini derleyip toparlar ikindi duasıyla günün hesabını sunar Varlığın Sahibi'ne

Aramızda bir şeyler hep yarım kalmıştır Aramızda bir mesafe hep açık kalmıştır Varlığına varlığımdan daha çok itimat ederim Günün belli saatlerinde evde, belli saatlerinde tarlada, geri kalanında ise camidedir Kendi evine asla sessizce girmez, ya birini çağırır veya öksürür ki, geldiği anlaşılsın, uygunsuz vaziyette görünmesin kimse Kendi evine bile misafirlik hâliyle girer Mahcup babam Annemin evdeki ağırlığı karşısında hiç rahatsızlık duymadığı gibi, memnuniyetini de belli etmekten kaçınmaz Kolay kolay kızmaz, her hâdiseye sesini çıkarmaz Sorulursa fikrini beyan eder

Gün kızıla döndü mü oturur çardağa, abdestini tazeler, hocanın sesini bekler Allahu ekber Babam akşamın alacasında salâvatla yürür gülşefdeli yemenisini ayağına geçirip Kutlu Nebi'nin (sas): "Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz" sözünü düstur edinmiştir Güzel yaşayıp güzel ölmek ister Rabb'inin huzuruna ak alınla çıkmak ister


__________________
Fani kalbimde ölümlü olarak kalacak olsan da; ölümsüz ruhumda ebedileşeceksin
Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


frmsinsi.net
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
FrmSinsi.net hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.