Vurun Kahpeye Halide Edip Adivar Kitabının Özeti

Eski 11-03-2012   #1
FrmSinsi
Varsayılan

Vurun Kahpeye Halide Edip Adivar Kitabının Özeti



Vurun kahpeye kitap özeti:Kitap Halide Edip Adıvara ait

Aliye İstanbuldan Anadoluya gelmiş idealist bir öğretmendirKöyde kalmak için Ömer Efendinin evini bulur Ömer Efendi ve eşi Gülsüm hala , Aliye yi ölmüş kızlarının yerine koyarlar ve çok severler
Okula başlayınca köy ağasının oğlunun , diğer bir çocuğu hırpalaması ve babasının okula gelmesine meydan okuyup , onu sınıftan kovması büyük yankı yapar

Olayı evde anlatması ile“Toprağınız toprağım,eviniz evim;burası için,bu diyarın çocukları için bir ana,bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!” diye yemin eder
Hakikaten , Aliye bütün dedikodulara rağmen şevkle çalışıp , taktir topluyor bütün kasaba onu konuşuyordu

Aliye ; çocuklara marşlar öğretip bayraklarla caddelerde dolaştırıp milli marşlarla duygularını ve milli hislerini coşturuyordu
Bu arada Ferit Paşa hükümetine bağlı olanlar, Hacı Fettah Efendi başkanlığında Aliye hanıma cephe alıyorlardı
Camiden çıkan ahaliyi Hacı Fettah kışkırtıp “namahrem, yüzü gözü açık , bunları parçalamalı…” diye bağırıyordu Tam o sırada dört nala süvari kütlesi yaklaştı Kumral ve uzun boylu bir kumandan ilerledi Kumandan Tosun Bey , halka haykırdı ; “merhaba arkadaşlar ; toplanın size söyleyeceklerim var

Tosun Bey Ömer Efendinin evinde ağırlandı Tosun bey Yunanlılara karşı çetesiyle birlikte dağlarda dolaşıyor , Yunanlıları yurttan atmak için çareler arıyordu Herkes ondan korkuyordu Diğer ağalarda Yunanlılara yardım eden olursa , Tosun Beye haber veriyordu

Ömer Efendinin evinde Tosun Bey ve Aliye ayrı yerlerde görmeden yurdunu, kurtarmak için çareler arıyorlardıÖmer Efendi,Tosun Beye; “Hacı Fettah Aliyeyi yüzü gözü açık diye parçalattıracağı, böylelerinin yok edilmesinin gerektiğini” söylemişti

Hacı Fettah ve arkadaşı,Tosun bey hakkında dedikodular çıkarıp,elimizden topraklarımız alınacak diye köylüyü ayaklandırdı,eşlerini Aliye öğretmene ricaya gönderdiler Aliye öğretmen,bir hışımla Tosun Beye gitti ve duyduklarını söylediGünlerdir onu arayan Tosun Bey ,köye bu kadar bağlı bir öğretmeni köylüsünden istedi “Aliye benim nişanlımdırYunanlıları durdurup on beş gün sonra gelip zevcemi alacağım” dedi ve ayrıldı
Hacı Fettah Efendi ve Küçük Hüseyin Efendi boş durmadı “O Kahpeye şeriat burada cezasını verecek”dedi

İki yobaz kılık değiştirip,Yunan karargahlarına gittiler Askeri planları açıklayıp Yunanlılara yardım ettiler Yunanlılar bir sabah alaca karanlıkta bu yöreye girerler Hoca onları karşıladı Yunan komutanı kasaba hakkında bilgi toplamış Zenginleri tespit etmişti Amacı önce kasabada emniyeti temin etmek,sonra da kendi için bolca para toplamak

Gördüğü güzel öğretmene aşık olan Yunan Komutan Damyanostan kendisi ile evlenirse onu Yunanistanın en zengin kadını yapacak,Yunan kuvvetlerini Türkiyeden çekeceğini Tosun Beyi kurtaracağını söylemiştiAliye bunları kabul etmeyince Küçük Durmuşla başka çareler aramaya ve babasını kurtarmaya çalışır

Durmuşun tavsiyesi ile Hacı Fettah Efendiye gittilerRicada bulundularHoca, kendisini “KAHPE-KAHPE!!” diye uğurladı
Son çare Hüseyin Efendiydi Ona rica için gittiği evinde kendisini arzulayan vahşi bir şehvetle karşılaması Aliyeyi çileden çıkarır geri döner
Onu bekleyen küçük Durmuş Aliyeyi incir bahçesine götürür orada Tosun Beyle karşılaşırlar Bu arada Ömer Efendi Atinaya sürülmüş Tarlalarının bir kısmı Hacı Fettah Efendiye verilmişti

Tosun Bey ,Aliyeyi buradaki haberleri iletmesi için bırakmıştı Küçük Durmuş vasıtasıyla iki nişanlı haberleşiyorlardı Aliye bir yandan da Türk ordularını karşılarken kullanılacak bayrağı işliyordu Türk orduları kasabaya girdiler Binbaşı Ali Bey , Tosun Beyin nişanlısını aradıÇünkü;Tosun Bey düşman cephaneliği yok ederken vücudunun yarısını kaybetmişti Ali Bey, Aliyeyi Hüseyin ve Hacı Fettaha sordu Bu durumdan çok korkan iki kafadar, “Aliye Hanım kötü oldu ahali onu parçalarken,“VURUN KAHPEYE! VURUN KAHPEYE!!”diye“ hep bir ağızdan bağırdılar” dedi

Gülsüm hala ile Durmuş onun parçalanmış vücudunu incir bahçesine gömdüklerini söylediler Tosun Bey arkadaşı Ali Beye yazdığı mektupta Aliyenin mezarının köyde yaptır Kasabada iyilik ve fedakarlık abidesi olduğunu,isminin temiz olarak iade edildiğini söylemiş ve şöyle eklemiştir “Ben menekşe gözleri ile sevdiğim en büyük kahramanı,şehit kızı kalbimde götürüyorum Dudaklarımda onun sözleri var Toprağınız toprağım,eviniz evim;burası için,bu diyarın çocukları için bir ana,bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!”

ANAFİKİR: Bir öğretmenin yurdunu kurtarmak için hayatını vermesi
Kitabın kahramanları ise şunlar:
KAHRAMANLAR:
1-İLERİCİLER:
Aliye Öğretmen
Yüzbaşı Tosun Bey
Kahraman Küçük Durmuş
Kuvayı Milliyeci Ömer Efendi ve Eşi Gülsüm Hala
2-GERİCİLER:
Hoca Fettah Efendi
Hüseyin Efendi
Yunan Kumandanı Damyanos
Yazarın Edebi Kişiliği:
Halide Edip Adıvar 1884 yılında İstanbulda doğan Halide Edip Adıvar, İngiliz kültürü almasını isteyen babası Mehmet Edip Bey tarafından Üsküdar Amerikan Kız Kolejinde okutuldu Halide Edip bu okulda mistik doğu edebiyatını tanıdı ve Rıza Tevfik Bölükbaşından Fransız edebiyatı dersleri aldı Ayrıca özel olarak Kuran-ı Kerim, Türk musikisi, Arapça ve felsefe dersleri de aldı Bu dönemde matematik dersleri aldığı Salih Zeki ile sonradan bir evlilik yaptı
1901′de koleji bitiren Halide Edip Adıvar, 1908 yılında gazetelerde kadın hakları ile ilgili yazılar yazmaya başladı Halide Edip bu yazıları yüzünden bazı çevrelerin tepkisini topladı 31 Mart Ayaklanmasının çıktığı dönemde Mısıra kaçtı 1909′dan sonra eğitim alanında çalışmaya başlayan Halide Edip, öğretmenlik ve müfettişlik yaptı Balkan savaşlarında hasta bakıcılık yaptı Bu işler sayesinde toplumun değişik kesimlerinden insanları tanıma fırsatı buldu 1917′de ikinci eşi Adnan Adıvar ile evlendi 1919′da Yunanlıların İzmiri işgalini protesto etmek amacıyla yapılan mitingde o çok etkili ve ünlü konuşmasını yaptı Bu konuşma yüzünden 16 Mart İstanbulun işgalinden sonra hakkında soruşturma açıldı Halide Edip bu kez Anadoluya kaçtı ve Erken-i Harbiyede görev alarak doğu cephesinde savaşa katıldı -3-
Halide Edip önce onbaşı olarak savaştı, daha sonra da çavuş rütbesi aldı
Savaştan sonra Amerikan mandasını savunduğu için Atatürk ve Cumhuriyet Halk Fırkası ile görüş ayrılıklarına düştü 1926′da eşi Adnan Adıvar ile birlikte Türkiyeden ayrıldı ABD ve Hindistanda konuk öğretim görevlisi olarak ve özel davetlerde çeşitli konferanslar verdi 1939′da İstanbula dönen Halide Edip, 1940′ta İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi Kürsü başkanı oldu
Halide Edip Adıvar, 1950′de Demokrat Parti listesinden bağımsız İzmir
milletvekili seçildi Ancak bir süre sonra partinin kimi politikalarını eleştirince, eski dönemdeki Amerikancılığının gündeme getirilmesinden rahatsızlık duyarak 1954′te bu görevinden istifa etti 1955′te kocasının ölümü üzerine siyaseti tamamen bıraktı ve üniversitedeki kürsüsüne geri döndü Halide Edip bir süre sonra sağlığı bozulunca evine çekildi ve burada kitap yazmaya devam etti Edebiyatçı kişiliğinin yanında siyasi yönüyle de öne çıkan Halide Edip Adıvar 1964′te öldü
Yazarın en ünlü kitapları Kurtuluş Savasını işlediği Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, İstanbul ve Osmanlının karmaşık toplumsal yapısının bir panoraması gibi olan Sinekli Bakkaldir Halide Edip Adıvarin, Seviye Talip (1910), Handan (1912) ve Son Eseri (1913) gibi ilk romanları aşk öyküleri anlatır Roman kahramanlarının yakıp yıkan sevgilerini, tutkulu aşklarını anlatmak için iç dünyalarına yönelir Romanların en büyük özelliği kadın kahramanları, onların aşığı olan erkeklerin ağzından anlatmasıdır Konu anlatıcı olarak aşık erkeği seçer Kadınların kişililiklerini erkeklerin gözüyle değerlendirir Romanda erkek evli ise, aşk daha da fırtınalı bir hal alır, iç çatışmalar olur, romanın sonunda aşıklardan birisi ölür
Halide Edip Adıvarin kadın kahramanları, o dönemde ideal saydığı Türk kadınını temsil eder Bu kahramanlarda yazarın kendini anlattığı iddialarında doğruluk payı olduğuna inanıyorum
Çünkü yazılar yazarın içinden kopup gelen parçalardır Yazının yazarın kimliğinden tamamen bağımsız olmasını düşünemiyorum Seviye Talip, Handan, Kâmuran güçlü kişilikleri olan,
olan, her durumda haklarını savunan, modern görüşlü batı terbiyesi almış, sanatçı yönü olan, yabancı dil bilen, kültürlü çekici kadınlardır
Halide Edip Adıvar, Türkocağıında çalışmaya başladıktan sonra Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve Ahmet Ağaoğlu ile birlikte yazdığı Yeni Turanda (1912) yurt sorunlarını dile getirir
Romandaki olaylar IIMeşrutiyet döneminde yaşanmaktadır ve Yeni Turan adlı idealist bir partinin programı anlatılmaktadır Bu ütopik romanında yazar, o zamanki siyasi görüşlerini açıklama fırsatı bulmuştur
Halide Edip, Kurtuluş savası yıllarını, direniş olaylarını, kahramanlıkları anlattığı, Ateşten Gömlek (1922) ve Vurun Kahpeye (1923) adli romanlarını birebir gözlemlerinden yararlanarak yazdığı için oldukça gerçekçidir Bu romanlarındaki kadın kahramanlarında diğerlerinde olduğu gibi yüceltilmiş olduğunu görürüz Bu kitaplardaki kadın kahramanlar entelektüel yönleriyle değil, zorluklara göğüs geren, Anadoluda erkeklerle beraber düşmanla
savaşan, erdemli vatansever kadınlar olarak yüceltilmiştir Halide Edip Adıvarın yapıtlarındaki kadın kahramanlar batili kültürü almıştır ve özgür düşünüp yasar ama aynı zamanda milli değerlerine bağlı ve ahlaklıdır Gerektiği yerde bir erkek gibi davranabilen, spor yapan, ata binen bu kadınlar, aynı zamanda kadın olduklarının da bilincindedir Halide Edip Adıvar en ünlü romanı Sinekli Bakkalda kişisel ilişkileri anlattığı roman anlayışından farklı olarak Osmanlı toplumunun genel yapısını anlatmıştır Sinekli Bakkal 1943′te CHP Ödülünü alarak Türkiyede en çok baskı yapan roman olmuştur Halide Edip Adıvar, çok çeşitli alanlarda etkinlik göstermiş, siyasal ve toplumsal konularda Türkçe ve İngilizce kitaplar yazmış, İngilizceden Türkçeye çeviriler yapmıştır Eserlerinde kadının eğitilmesine ve toplum içindeki konumuna özellikle yer vermiştir Çağdaşları arasında yurtdışında en çok tanınan Türk yazarı olmuştur Eserlerinden bazıları İngiliz, Fransız, Alman, Rus, Macar, Fin, Urdu, Sırp, Portekiz dillerine çevrilmiştir
ESERLERİ:
Roman: Heyula (1909), Raikin Annesi (1909), Seviye Talip (1910), Handan (1912), Yeni Turan (1912), Son Eseri (1913), Mevud Hüküm (1918), Ateşten Gömlek (1923), Vurun Kahpeye (1923), Kalp Ağrısı (1924), Zeynonun Oğlu (1928), Sinekli Bakkal (1936), Yolpalas Cinayeti (1937), Tatarcık (1939), Sonsuz Panayır (1946), Döner Ayna (1954), Akile Hanim Sokağı (1958), Kerim Ustanın Oğlu (1958), Sevda Sokağı Komedyası (1959), Çaresaz (1961), Hayat Parçaları (1963)
Öykü: Harap Mabetler (1911), Dağa Çıkan Kurt (1922), Kubbede Kalan Hoş Sada (1974)
Oyun: Kenan Çobanları (1916), Maske ve Ruh (1945)
Anı: Türkün Ateşle İmtihanı (1962), Mor Salkımlı Ev (1963)
Diğer Eserleri: Talim ve Terbiye (1911), Turkey Faces West (1930), Conflict of East and West in Turkey (1935), Inside India (1937), Türkiyede Sark-Garp ve Amerikan Tesisleri (1955), İngiliz Edebiyat Tarihi, 3 cilt (1940-1949), Doktor Abdülhak Adnan Adıvar (1956)

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


frmsinsi.net
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
FrmSinsi.net hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.