Geri Git   Frmsinsi.net - Hakkında Bilgi - Nedir > Toplum ve Yaşam > Beslenme, Diyet ve Sağlık

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
arşiv, makaleleri, sağlık

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #31
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Hastalık hastası olmayın

--------------------------------------------------------------------------------

Hipokondriazis (Hastalık hastalığı), doktorlarca bireyin vücudunda hissettiği nitelik ve niceliksel farklılıkları yanlış yorumlayıp, bunlara kötü bir anlam vererek, ağır bir hastalığı olduğu ya da olacağı düşünce ve korkusunu yaşaması olarak tanımlanırken, aslında kişilerde görülen bir ruh hastalığı olarak belirtiliyor


İHA muhabirinin internetten derlediği bilgilere göre, tıp dilinde Hipokondriazis halk arasında 'hastalık hastalığı' olarak bilinen rahatsızlık doktorlarca bir çeşit ruh hastalığı olarak görülürken, muayene edilmelerine rağmen hastaların tatmin olmadıkları ve aynı düşüncelerinin devam ettiği biliniyor Doktorlar bu rahatsızlığın kişide yüksek gerilime yol açarken, mesleki alanda kendi işlev düzeylerinde bozulmalara neden olduğunu da belirtiyorlar Uzmanlar bu rahatsızlığın en fazla 20-30 yaşları arasında gençlerde görüldüğüne işaret ederken, hastaların özel bir muamele ve tedavi beklentisi içinde oldukları belirtiyorlar


Rahatsızlığın etkisiyle kişilerin işlerine yönelik ilgilerinin azaldığını vurgulayan uzmanlar, hastaların hastaneye yatış, check-up, tomografi, MR incelemeleri yaptırarak hastalığı daha da pekiştirdiklerini belirtiyorlar Uzmanlar rahatsızlığın altında yatan sebeplerin kişide varolan çevreye yönelik saldırgan ve öfke yüklü dürtülerin bastırma ve yer değiştirme şeklindeki savunma mekanizmaları ile fiziksel yakınma olduğu vurgulanıyor Buna karşılık doktorlar kişinin sosyo-ekonomik durumun iyi olması, kaygı ya da depresif bozukluklar gibi tedavi edilebilir diğer rahatsızlıkların bulunması, beraberinde bir kişilik bozukluğu ve vücutsal bir rahatsızlığın olmaması hastalığın tedavisini kolaylaştırırken, uzmanlar hastalığa uygun ilaçların kullanımı ve bireysel ya da grup halinde uygulanabilen psikoterapi ile hastalığın tedavi edilebildiğini belirtiyorlar

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #32
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Dikkat eksikliği sendromu nedir?

--------------------------------------------------------------------------------

Çocuğun, yaşamının her anını etkileyen nörobiyolojik bir bozukluktur

Kimlerde görülür?

Çocukların %5 inde Erkek çocuklarda kız çocuklara oranla 3 kez daha fazla Her sınıfta ortalama bir ya da iki öğrencide

Yeni bir buluş mudur?

Hayır Değişik isimlerle anılmakla birlikte, 1900 lü yılların başlarından beri tanınan bir sendromdur Günümüzde yaygın olan adları, Dikkat Eksikliği Sendromu ve Dikkat Eksikliği Sendromu ile Hiperaktivite Sendromudur

Sorun nedir?

Dikkati, tek bir noktaya odaklayamamak ve organize olamamak

Bu sendromun tıbbi bir açıklaması var mıdır?

Evet Dikkat Eksikliği Sendromu olan ve olmayan bireylerin beyinlerinin kimyasal metabolizmaları arasında farklılıklar saptanmıştır

Nedeni nedir?

Tek bir nedeni yoktur Konsantrasyonu sağlamak için milyonlarca beyin hücresi birarada çalışırlar

Neden olmayan nedir?

Şeker ve diğer gıdalar Alerjiler Anne babaların yetiştirme tarzları

Çocuğumda Dikkat Eksikliği Sendromu varsa bunu nasıl anlarım?

Dikkat Eksikliği Sendromu, her çocukta kendisini değişik olarak gösterir Dikkat Eksikliği Sendromu olan bütün çocuklar, dikkatlerini yoğunlaştırmakta ve başladıkları işleri bitirmekte zorlanırlar Bu zorluğun yoğunluğu çocuklar arası değişiklik gösterir Ders dinlemenin ve yazıları tamamlamanın gerekli olduğu okul hayatında sorunlar başgösterir Okul ödevleri yapılmaz ya da tamamlanmaz Dinlemekte ya da direktiflere uymakta zorluk yaşanır Çevredeki en ufak olaylarla ya da kendi düşünceleri ile kolayca dikkati dağılır

Nasıl emin olabilirim?


Bu sendrom için ne tıbbi, ne nörolojik, ne de psikolojik tek bir test vardır Dikkat Eksikliği Senromu olan çocukların %30 unda hiperaktivite yoktur Onların ana sorunu dikkatlerini toplayamamak ve konsantre olamamaktır Genellikle "uyurgezer" görünümünde, sessiz, uyuşuk ve aşırı duygusaldırlar Dikkat Eksikliği Sendromu olan çocukların çoğu ise hiperaktif, düşüncesizce davranan ve organize olamayan bireylerdir Genellikle, sürekli kıpırdanırlar ve vücutlerinin bir parçası sürekli hareket halindedir Bir yerde oturamazlar Eşyalarını unuturlar ve kaybederler Başladıkları işi bitirmeden bir diğerine başlarlar Müdaheleci ve rahatsız edicidirler Sıra bekleyemezler Cevapları soruları beklemeden ağızlarından kaçırırlar Düşünmeden tehlikeye atılırlar Normal faaliyetleri "sıkıcı" bulurlar

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #33
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Balık birçok hastalığı önlüyor

--------------------------------------------------------------------------------

Balığın depresyonu önleyip, kalp hastalığına iyi geldiği bildirildi Semt Pazarları Balık Satıcıları Derneği tarafından hazırlanan katalogda, balık avı sezonunun başlamasıyla hangi balığın ne zaman alınacağı, nasıl pişirileceği sorularına cevap veriliyor Katalogtan derlenen bilgilere göre, ülkemizde avlanan bazı balık türleri bütün yıl boyunca yenirken, bazılarınının lezzeti mevsimine göre artıyor


Bu ay Marmara Denizi'nde avlanan hamsinin buğulama, kızartma ve ızgara, irileşen palamudun da tava, ızgara, fırın, kiremit, pilaki yahni ve lakerda olarak yenmesi tavsiye ediliyor Ekim ayında ise palamudun yanı sıra lezzeti tam yerine gelen lüferin ızgara ve buğulaması tavsiye ediliyor Tava ve haşlamaya elverişli olan uskumrunun yoğun olarak avlandığı Kasım ayı da pisi balığının tadının en güzel olduğu dönem Aralık ayında Karadeniz'in simgesi hamsinin, en lezzelti olduğu döneme giriliyor Bu dönemde hamsinin tavası, ızgarası, pilakisi, buğulaması, pilavı, böreği ve içli tavası yenilebilir


Aralık, Ocak ve Şubat aylarında bolca tutulan, Mart Nisan aylarında da lezzetini koruyan tekirin tavasının yanısıra, yine Şubat ayında tereyağında tavasıyla meşhur kalkanın mevsimi başlıyor Nisan ayında bolca bulunan ve tutulan balıklardan levreğin buğulaması, kırlangıcın çorbası; gümüşbalığı ve mezgidin tavası, kefalin ızgarası, barbunyanın tava ve ızgarası tavsiye edilirken, çorbasi ile meşhur iskorpit de Mayıs ayında zevkle tüketilebilir Temmuz ayında mevsimi başlayan ve tadının en lezzetli olduğu dönem Ağustos ayı olan sardalya asma yaprağında ızgarası ve tuzlamasıyla ünlü


Balıkçıların hazırladığı katalogda, balığın faydaları konusunda uzman görüşlerine de yer veriliyor Tabii bir besin kaynağı olan ve çok sayıda hastalığı önleyici özellikler taşıyan balığın bolca tüketilmesini tavsiye eden uzmanlar, günde ortalama 350 gram yağlı balık tüketenlerde kalp krizi riskinin azaldığını savunuyor Uzmanlar, balıkçı köylerinde ve balık tüketimi yüksek olan Japonya'da kalp hastalığının az görülmesinin sebebinin de bu olduğunu ifade ederek, Finlandiya'da yapılan bir araştırmaya göre, haftada bir öğünden az balık yiyenlerin yüzde 40'ının depresyon riski ile karşı karşıya kaldığını, bu durumnu da balık etinde bulunan omega 3 adlı yağlı asidin az tüketilmesinden kaynaklandığını kaydediyor

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #34
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Burun kanaması halinde ne yapılmalı?


Burun kanaması hekimlerin oldukça sık rastladığı acil durumlardan birisidir Burun kanaması şikayeti olan hastaların çok az bir kısmı (yaklaşık %10) bu şikayetleri nedeniyle hekime başvurmakta ve bunların da çok az bir kısmı bu sorun nedeniyle hastaneye yatırılmaktadır Can sıkıcı bir duruma neden olan burun kanamalarının hastaları korkutmak dışında çok nadiren yaşamı tehdit edici boyuttadır

Memorial Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği'nden DoçDrBurak ERDAMAR, burun kanamaları ve kanamaların durdurulması hakkında şu bilgileri verdi:

1) Ön burun kanamaları: Burun ön kısmından gelen kanamalardır Ayakta duran ya da oturan kişide burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir

2) Arka kanamalar: Kanama burun deliklerinden olsa bile çoğunlukla genize doğrudur Otururken veya ayakta duruken bile kanama boğaza doğru olur Arka burun kanamalarının tanınması oldukça önemlidir Bu kanama tipinde olan hastaların uzman Kulak Burun Boğaz hekimi tarafından takibi gerektirmektedir Arka kanamalar daha çoğunlukla yaşlı kişilerde olur Bu hasta grubu genellikle yüksek kan basıncı (hipertansiyon) olan kişiler ya da trauma geçirmiş kişilerdir

Burun kanamaları çocuk yaş grubunda özellikle ön kanama tipinde olmaktadır Kuru hava ve kış aylarında görülen kabuklanmalar kanamaya neden olmaktadırlar Bundan korunmak için nemlendirici kremi burun orta bölgesine parmak ucu ile sürmek faydalı olacaktır Bu amaçla vazelin gibi kremler sürülebilir Genelikle gece yatmadan kullanılması yeterli olacaktır Nemlendirici önlemlerin alınmasına karşın kanamalar durmuyorsa hekime başvurulması önerilir

Ön Kanamanın Durdurulması

Sizde ya da çocuğunuzda burun kanaması varsa şunları uygulayınız:

1) Burnunuzun ucunu başparmak ve diğer iki parmağınız arasına alarak sıkıştırınız

2) Başınız yüksekte tercihan oturur pozisyonda yaklaşık beş dakika bekleyiniz

3) Başınızın kalbinizden yüksek pozisyonda olmasına dikkat ediniz Bu nedenle oturmanız ya da başınız yukarıda uzanmanız uygun olacaktır

4) Burun ve yanağınıza buz tatbik ediniz (Bir plastik torba içerisine buz doldurarak)

Kanama Durduktan Sonra Yeniden Kanamayı Önlemek İçin

1) Sümkürmemeye dikkat ediniz

2) Yerden bir şey kaldırmak ya da buna benzer zorlayıcı hareketler yapmayınız

3) Başınızı mutlaka göğsünüzden yukarıda tutunuz

Ne Zaman Doktora-Acil Servise Başvuralım?

1) Yukarıda anlatılanların dikkatlice uygulanmasına rağmen kanamanın durmaması veya tekrarlaması durumunda

2) Kanama sonrasında yorgunluk, halsizlik, göğüs ağrısı gibi şikayetler hissediliyorsa

3) Kanama burun önünden çok boğaza doğru oluyorsa, en kısa zamanda hekime başvurulması en uygun davranış olacaktır

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #35
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Kırışıklara karşı vitamin


Bazı çalışmalar, C vitamininin, vücudumuzdaki bağ doku denilen koruyucu doku katmanının korunmasında anahtar rolü oynadığını ortaya çıkardı



Edinilen bilgiye göre, günlük yaşantıda taze sebze ve meyve yiyenler yeterince C vitamini alıyor Suda eriyebilenler gurubundan olan bu vitaminler asit yapıda olduğu için sindirim kanalından kana, vücudun emme mekanizmasının izin verdiği ölçüde geçiyor ve vücudun her noktasına taşınıyor Hücreler ihtiyaçları kadar C vitaminini kandan alıyorlar ve fazla alınmış miktar ise vücuttan idrar yolu ile atılıyor Sıklıkla yenilen taze sebze ve meyvelarin C vitamini için iyi bir kaynak olduğunu belirten uzmanlar, günlük erişkin bir kişi için önerilen C vitamini dozunun 300 ile 500 miligram arasında olduğunu ifade ediyor Sigara kullanan kişilerin C vitaminine olan ihtiyacının daha yüksek olduğunun altını çizen uzmanlar, "Fazla miktarda alınan C vitamini idrar yolu ile atılır yani kişiye bir zarar vermez Ancak çok yüksek dozda alınan C vitamini, atılımı sırasında idrarda, kum veya taş oluşumuna neden olabilir" uyarısı yaptılar Erişkinler için önerilen minimum C vitamini dozunun, vücutta C vitamini eksikliği oluşmaması için gereken doz olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu dozların kırışıklar üzerine bir etki sağlamayacağını belirtiyorlar





C vitamininin güneş ışınları ve taşıdığı ultrviyole ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkilerine karşı olumlu etki yaptığını söyleyen uzmanlar, şunları kaydetti:
"Özellikle güneş ışınlarının taşıdığı ultrviyole ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde, hücre içi metabolizma bozulur, Daha az kan taşınır, ter ve yağ bezlerinin fonksiyonları bozulur, Kollagen yapımı azalır, var olan kollagen lifleri kalınlaşır, damarların duvarlarındaki kollagen lifler özelliklerini kaybeder Genç ciltlerde daha çok kan akımı ve damarsal oluşumlar varken, yaşlılıkta azalan kan akımı ve daha çok ultraviyoleye tabii kalmış yıpranmış, daha çok serbest radikallerin oluştuğu cilde, daha çok C vitamin gereklidir Cilde, yüksek dozda C vitamini içeren kremlerin uygulanması ile bazı olumlu gelişmelerin yaşandığı belirtiliyor Özellikle sunblock (tam UV kesen kozmetikler) ile birlikte C vitamini uygulamasının serbest radikallerin oluşumunu azalttığı ve kırışıkların oluşumlarını engellediği savunuluyor", Uzmanlar, bu tip ürünlerin, güneşe çıkmadan en az 20-30 dakika önce uygulanmasını öneriyor

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #36
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



C vitamini cildi gençleştiriyor


Bazı çalışmalar, C vitamininin, vücudumuzdaki bağ doku denilen koruyucu doku katmanının korunmasında anahtar rolü oynadığını ortaya çıkardı
Günlük yaşantıda taze sebze ve meyve yiyenlerin yeterince C vitamini aldıkları ve bu vitamin dozunun cildin kırışmaması için yeterli oranda olduğu ifade edildi C vitamininin, vücudun her noktasına taşındığını belirten uzmanlar, hücrelerin ihtiyaçları kadar C vitaminini kandan aldıklarını ve fazla alınmış miktarın vücuttan idrar yolu ile atıldığını vurguladı Sıklıkla yenilen taze sebze ve meyvelerin C vitamini için iyi bir kaynak olduğunu belirten uzmanlar, günlük erişkin bir kişi için önerilen C vitamini dozunun 300 ile 500 miligram arasında olduğunu ifade etti




Sigara kullanan kişilerin cilt rahatsızlıkları çektiğine ve C vitaminine daha yüksek oranda ihtiyacı olduklarının altını çizen uzmanlar, C vitaminin cildin kırışma süresini uzattığına dikkat çekti Hücrelerin C vitaminiyle beslendiklerini ve tazeliklerini koruduklarını vurgulayan uzmanlar, yüksek dozda harici olarak alınacak vitaminlerin kırışıklar üzerine bir etki sağlamayacağını belirtti

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #37
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Diyabetli kadınlarda meşrubat riski


Meşrubat tüketimiyle şeker hastalığı arasında doğrudan ilişki olduğu ilk kez bilim adamlarınca tespit edilerek ortaya kondu Yapılan araştırma sonuçlarını açıklayan uzmanlar, diyabetteki meşrubat riski konusunda hastaları uyardı




Amerikan Tıp Derneği'nin internette yayınlanan bir araştırma sonuçlarına göre, günde en az 1 kez meşrubat içen kimselerde, ikinci tip denilen şeker hastalığı riskinin yüzde 83 arttığı belirtildi Araştırma, 9 yıl süreyle 91 bin kadın arasında gerçekleştirildi ve meşrubat içenlerin, hiç içmeyenlerden veya az içenlerden çok daha fazla kilo aldıkları belirlendi Günde en az 1 kez meşrubat içen kadınlarda diyabet-2 riskinin, ayda 1 kez meşrubat içen kadınlardan yüzde 83 daha fazla olduğu tespit edildi Araştırmacılar, bu sonuçların diyabet ve obeziteyle mücadelede, meşrubatların azaltılması gerektiğini gösterdiğini vurguladı

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #38
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



YaĞ Severlerİn Dİkkatİne


Margarin ve Tereyağı arasındaki farkı biliyor musunuz?

Lütfen sonuna kadar okuyun… Çok ilginç

· Her ikisi de hemen hemen aynı kaloriye sahiptir

· Tereyağı çok az daha fazla doymuş yağ oranına sahiptir 8 grama 5 gram

· Harvard Tıp Fakültesinin çalışmasına gore tereyağı ile karşılaştırılınca margarin yemek kadınlarda kalp hastalığına yakalanma olasılığını %53 artırıyor

· Tereyağı yemek yiyeceklerdeki diğer besin öğelerinin emilimini artırıyor Tereyağının besinsel değeri yüksek olmasına rağmen margarinin çok düşüktür Çünkü katkılıdır

· Tereyağı margarinden çok daha lezzetlidir ve diğer yiyeceklerdeki tadları zenginleştirir Tereyağı yüzyıllardır bilindiği halde margarin 100 yıldan az bir süredir yapılmaktadır

Ve şimdi margarine gelelim…

· Yağ asitleri çok yüksektir…

· Koroner kalp hastalığı riskini üçe katlar…

· Toplam kolesterolü ve LDL’yi yükseltir (Kötü kolesterol)

· HDL’yi düşürür (iyi kolesterol)

· Kanser riskini beş katına çıkarır…

· Anne sütünün kalitesini düşürür…

· Bağışıklık sistemini zayıflatır…

· İnsülin tepkisini düşürür



İŞTE EN İLGİNÇ KISMI!



· Margarin plastikten yalnızca 1 molekül farklıdır

İşte bu gerçek beni hayatım boyunca bir daha margarin ve diğer hidrojene yiyecekleri yemekten alıkoymuştur (Hidrojene demek moleküler yapısına hidrojen eklenmiş demektir) Kendiniz de deneyebilirsiniz: Bir paket margarine alın ve gölge bir yere koyun İki gün içinde şunları gözlemleyeceksiniz Üzerinde bir tane bile sinek yok! (Bu size birşeyler anlatmalı)

Çürümemiş ve kötü kokmamıştır Çünkü hiçbir besin değeri yoktur ve üzerinde hiçbir şey gelişmez Hatta mikro organizmalar bile yerleşmez Neden? Çünkü nerdeyse plastiktir Evdeki plastik kablonuzu eritip de tostunuza surer misiniz?


bu biras sor olcak ama sağol bilgiler için

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #39
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Vücudunuzu kışa hazırlayın


Uzmanlar, sıcak yaz günlerinin yerini serin havalara bıraktığı bugünlerde, beslenmeye daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirterek, enerji veren gıdalar ile C vitaminli besinlerin sofralardan eksik edilmemesi uyarısında bulundu


Sonbahar aylarının grip ya da nezlenin en fazla yaygınlaştığı dönem olduğuna dikkat çeken uzmanlar, insanların, geçiş dönemi olan sonbaharda vücudunu soğuk kış aylarına hazırlaması gerektiğini ifade ediyorlar İnsan vücudunun sebzeden meyveye, etten süte, kuru baklagillerden yağa ve ekmeğe kadar bütün besin gruplarına ihtiyacı bulunduğunu, ancak, içinde bulunduğumuz sonbahar aylarında bazı gıdalara daha fazla önem verilmesi gerektiğine işaret eden uzmanlar, özellikle potasyum yönünden zengin olan tahin, pekmez, pestil ve kurutulmuş meyvelerden oluşan gıdaların tüketilmesini öneriyor Uzmanlar, soğuk havalarda tüketilmesi şart olan gıdaların sadece kurutulmuş meyveler olmadığını dile getirerek, "Soğuk havalarda enerji veren besinler almamız gerekiyor Çünkü hava soğuk olduğundan, kişinin dışarıdaki ısı derecesine uyum sağlaması için enerjiye ihtiyacı oluyor" açıklamasını yapıyor

ISPANAĞI ÇİĞ TÜKETİN
İnsanların, sonbaharda kış mevsimine göre daha fazla grip ve nezleye yakalandığını ifade eden uzmanlar, vücudun direncini arttıran ve hastalıklara karşı koruyucu özelliği bulunan C vitamininin fazla alınması gerektiğini belirterek, özellikle ıspanak, semizotu ve marul gibi yeşil yapraklı sebzelerin çiğ olarak tüketilmesini tavsiye ediyor Uzmanlar, bu sebzelerin pişirildiğinde içerdiği C vitaminini kaybettiğini, ayrıca kışlık kurutulan patlıcan, yeşil fasulye ve bamya gibi sebzelerin içerdiği vitaminlerin yok olduğunu vurguluyor

C VİTAMİNİNİN FAZLASI ZARAR
C vitamini bakımından zengin olan portakal, limon, greyfurt ve mandalinanın suyu sıkılarak değil, bütünüyle yenilerek tüketilmesini öneren uzmanlar, vatandaşlara şu uyarılarda bulunuyor:


"C vitamini, korunması güç bir vitamin Bu nedenle portakal, greyfurt ve limondan oluşan meyve suyunu bekletmeden anında içmek ya da yiyerek tüketmek gerekiyor Bol bol C vitamini almak lazım, diye günde 2 kilo portakal yemek de zararlı Çünkü C vitamininin fazlası idrar yoluyla vücuttan atılıyor Dolayısıyla böbrekler yoruluyor Yani C vitamini şart ama abartmamak lazım"

KURUBAKLAGİLLER VE YAĞLI TOHUMLAR
Uzmanların verdiği bilgiye göre mercimek, nohut, kuru fasulye; protein, demir ve kalsiyum yönünden çok zengin Ayrıca B12 dışındaki tüm B vitaminlerini barındırıyorlar Kuru baklagiller tahıllar ile birleşince ve iyi pişirilince protein değeri etin protein oranına ulaşıyor Özellikle içinde çeşitli kuru baklagil, kuru meyve ve nişasta bulunan aşure, protein açısından çok zengin bir tatlı Ayrıca kuru fasulyenin yanına yapılan bulgur pilavıyla da aynı denge tutturulabiliyor


Fındık, fıstık, üzüm ve ceviz gibi yağlı tohumların enerji kaynağı olduğunu bildiren uzmanlar, bu besinlerin özellikle kışın tüketildiğinde enerji sağlayıp vücut ısısının dışarıdaki havaya uyumunu kolaylaştırdığını bildirdi


Kayısı, erik ve üzüm gibi kurutulmuş meyvelerin ya da reçellerin C vitaminini kaybettiğini dile getiren uzmanlar, önemli olanın sadece C vitamini olmadığını ifade ederek, bu besinlerin demir ve potasyum açısından oldukça zengin olduğunu belirtiyor

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #40
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Vitamin cildin dostu



Genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmak için vitaminin önemine dikkat çeken uzmanlar, C ve E vitaminlerinin ciltte kırışmayı engellediğini ifade ediyor


C vitamininin vücuttaki bağ doku denen koruyucu doku katmanının korunmasında anahtar rol üstlendiği belirtildi
wwwhekimcecom adresli internet sitesinde yer verilen bilgilere göre, ciltteki kırışıklıkların oluşumuna engel olan bir diğer etken de E vitamini Suda eriyebilen vitamin grubundan olan C vitamini, sindirim kanalından kana, vücudun emme mekanizmasının izin verdiği ölçüde geçerek her noktasına taşınıyor Hücreler ihtiyaçları kadar C vitaminini kandan alıyor fazla miktar ise vücuttan idrar yolu ile atılıyor


Taze sebze ve meyvelerin C vitamini deposu olduğunu belirten uzmanlar, bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacını 300-500 mg olarak bildiriyor Uzmanlar, "Sigara kullanan kişilerin vitamine ihtiyacı daha yüksektir Fazla miktarda C vitamini, alınması halinde idrar yolu ile atılır Ancak çok yüksek dozda alınan C vitamini, atılımı sırasında idrarda, kum veya taş oluşumuna neden olabilir" uyarısında bulunuyor


Daha çok ultraviyole ışına maruz kalarak yıpranmış cildin C vitamini gereksiniminin arttığı beliterek; cilde yüksek dozda C vitamini içeren kremlerin uygulanması ile bazı olumlu gelişmelerin kaydedilebileceğini vurgulayan uzmanlar, "Özellikle sunblock (tam UV kesen kozmetikler) ile birlikte C vitamini uygulamasının, serbest radikallerin oluşumunu azaltıp kırışıkların başlamasına engel olduğu düşünülmektedir Bu tip ürünlerin, güneşe çıkmadan en az 20-30 dakika önce uygulanması gerekmektedir" diyor


Ciltte kırışıklıkların oluşumuna engel olan bir diğer vitaminin de E vitamini olduğunu ifade eden uzmanlar, şu tavsiyelerde bulunuyor:


"Güneşlenmeden 8 saat sonra uygulanan E vitamini içerikli güneş yağının, ciltte oluşabilecek zararlara karşı koruma sağladığı ve şişik oluşumunu engellediği bilinmektedir Ağız yolu ile alınan E vitamininin, cilt kırışıklıkları üzerine olan etkisi yeni çalışılan bir konudur, ancak bu tip uygulamanın cildin daha sağlıklı olmasında etkili olduğu bildirilmiştir Balık, E vitamini bakımından oldukça zengin bir besin kaynağıdır Cilt kırışıklıkları konusunda içki ve sigaranın da çok etkisi vardır Sigara, içerdiği maddeler nedeniyle damarların büzülmesine, kan dolaşımının azalmasına, ciltte tahrişlere ve kurumalara neden olur Vücuda su alımı da çok önemli bir faktördür Ciltte bulunan hücrelerin su içeriklerin tam olması, yağ ve ter bezlerinin normal fonksiyonları için su çok önemlidir Doğal olarak cildi nemlendirir Bir kişinin günde 5 litreye yakın miktarda sıvı alması gerekir Dengeli bir beslenme, güneşten korunma, spor yapmak ve bol bol su içmek, cilt sağlığı için yapılması gereken en temel davranışlardır"

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #41
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Yüzünüzü iki defadan fazla yıkamayın

Uzmanlar, cilti yağlı olanlara, "Yüzünüzü günde iki kereden fazla yıkamayın Çünkü fazla yıkanarak kurumayan ciltler daha çok yağ salgılar" uyarısında bulundu




İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, özellikle yaz aylarında ve alın bölgesinde toplanan yağlar bir çoğunun ortak sorunu olmaya devam ediyor Uzmanlar, cildi temizlemek için hafif bir jel ürün kullanılmasını çünkü krem içeren temizleyicilerin ciltte kalıntı bıraktığını belirterek, bunun da yağlı bir görüntüye neden olduğunu kaydettiler Cildi yağlı olanların yüzünü günde 2 kereden fazla yıkamaması gerektiğini işaret eden uzmanlar, "Cildinizi fazla yıkamanız kurumasına sebep olabilir Bu durumda da cilt daha çok yağ salgılar" dediler Nemlendirici fondötenlerin kullanılmamasını tavsiye eden uzmanlar, şu bilgileri verdi:
"Mutlaka tonik kullanın Kullandığınız toniğin alkol içermemesine dikkat edin, çünkü tonik ciltte kuruma yapabilir Bunun yerine, güvercinağacı (hamamelis) veya buna benzer yatıştırıcı özelliği olan maddeler içeren bir tonik kullanmaya özen gösterin Toniği, yüzünüzü jelle her yıkayışınızdan sonra kullanın Güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin Gene jel olanları tercih etmekte fayda var Nemlendiricili fondötenlerden kaçının Daha ileri yaşlar için üretilmiş fondötenlerde genellikle nemlendirici bulunur Bu nedenle de yağ içerebilir Bunlar yerine yağ içermeyen formülleri tercih edin Pudra kullanın Fondötenin üzerine süreceğiniz yarı saydam bir pudra, fondötenin bozulmadan cildinizde kalmasını sağlar, hem de yağlı görünümün önüne geçer Cildin yağını almak için özel olarak hazırlanmış kağıtlardan kullanın Bunları kullanırken, makyajınızı bozmamaya dikkat edin Ayrıca pudrayı da fazla abartmayın Çünkü fazla pudra sürdüğünüzde, ince çizgiler oluşabilir Bu da ağır bir makyaj görünümü verir Maske yapın Haftada bir veya iki kez uygulayacağınız killi bir maske gözenekleri temizler Cildiniz yağlıysa, makyaj malzemelerinizi pudraları olanlardan seçin Pudra halindeki far ve allık, cildinizde daha uzun süre kalır Cildinizin daha da yağlandığını, pul pul döküldüğünü fark ederseniz, doktora görününüz"

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #42
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



'Hiperaktif' ile 'yaramaz'ı karıştırmayın



Okul hayatında başarısız ancak, yaşıtlarına göre aşırı hareketli ve dikkatini bir türlü toplayamayan çocuklarda 'Hiperaktif' sorunu olabileceği bildirildi
Uzmanlar, hem evde hem okulda aynı hareketliliği gösteren ve bir türlü dikkatini bir noktaya toplayamayan çocuğu olan anne babalara, "Bu durumu dikkate alın" uyarısı yaptı




Son yıllarda sıkça kullanılan, "Dikkat eksikliği Hiperaktivite bozukluğu" sorununun ilk belirtileri, 'aşırı hareketlilik' ve 'dikkati toplayamama' olarak gösteriliyor Uzmanlar öncelikle bir çocuğun hiperaktif olduğunu söyleyebilmek için onun normal çocuklarla kıyaslanamayacak kadar aşırı derecede atak, hareketli olması gerektiğini belirttiler Hiperaktif çocukların yüzme bilmeden derin suya atlamak veya yoğun trafikte hızla giden arabaların önüne fırlamak gibi aşırı hareketlerde bulunduklarını anlatan uzmanlar, "Hiperaktif çocuklar dikkatlerini bir konu üzerinde toplayamazlar Ayrıca sadece evde değil okulda ve günlük yaşamda da aynı şekilde davranışlar gösterirler Hiperaktivite bozukluğunun üç temel belirtisi vardır Çocukta bu belirtilerin hepsi bir arada bulunabilir ya da sadece biri ya da ikisi görülebilir" diye konuştular
Hiperaktif çocuğun çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremediğini, etkinliklerde hatalar yaptığını ifade eden uzmanlar, "Örneğin, satrançta, sporda dikkatsizce hatalar yapıyorsa bu önemli bir bulgudur Ancak burada altının çizilmesi gereken nokta sadece okulda, derslerinde değil, kendi sevdiği etkinliklerde de hatalar yapmasıdır" dediler


Uzmanlara göre hiperaktif çocuğun belirtileri şöyle:
"- Düşünmeyi gerektiren aktivitelerden kaçarlar Örneğin, satranç, bilmece çözme gibi şeylerden uzak durabilir
- Gerçek dikkat eksikliği olan çocuklar dışarıdan gelen en ufak bir uyarana derhal tepki gösterirler Bir zil sesi, bir ışık çocuğun dikkatini hemen dağıtır
- Kendisiyle konuşulduğu zaman dinlemiyor gibi gözükür Çoğu zaman da kendisine söylenenleri yerine getirmez
- Çoğu zaman kendi için gerekli olan, defter, kalem ve benzeri eşyalarını kaybeder
- Çocuk o kadar ataktır ki daha soru bitmeden hemen cevap verir, herkesin sırasını beklediği yerde sıra beklemez Bu ilk defa ana okulunda ya da okulda ortaya çıkar
- Başkasının sözünü keser, başkasının oyununu bozar
- Kıpır kıpırdır yerinde duramaz hareketlerinde bir aşırılık söz konusudur
- Oturması beklenen yerde oturamaz kalkar, sınıfta kendini tutamaz, kalkar dolaşır
- Etkinliklere katıldığında oyunu bozar, sırasını beklemek istemez, devamlı hareket der
- Çok konuşur, söze karışır"

HİPERAKTİF KÜÇÜK YAŞTA DA ANLAŞILABİLİR
Genellikle okula başlama çağlarında göze çarpan hiperaktif sorununun dikkatli bir gözlemle 1-15 yaşlarında da tanınabileceğini belirten uzmanlar, "Hatta bazılarının anne karnında bile çok hareketli oldukları veya doğumdan hemen sonra anne kucağında ya da yatağında durmadan hareket ettikleri gözlenir Bu bebekler, huysuz, huzursuz güç bebek olarak tanımlanır Yaşamın ilk birkaç ayında aşırı hareketlilik, yeme ve uyku bozuklukları görülebilir Emekleme dönemi veya yürümeye başladıkları zaman çok hareketli ve atak oldukları için birkaç kişinin devamlı bakımı gerektiği söylenir" şeklinde konuştu




Hiperaktivite bozukluğunun birinci dereceden akrabalar arasında görülmesinin kalıtsal geçiş şüphesini ortaya çıkardığını vurgulayan uzmanlar şunları kaydetti:
"Hiperaktivitenin gelişme ihtimalleri arasında gebelik ve doğum komplikasyonları, anne-babada alkolizm, depresyon, annenin sigara içmesi gibi durumların da etkili olduğu düşünülüyor Çocuk psikiyatristleri aile ve öğretmenlerin yaramazlık ve hiperaktiviteyi birbirine karıştırdığını belirterek, bu konudaki farka dikkat çekiyor Bazı aileler aslında yaramaz olan çocuklarının hemen hiperaktif olduğu düşüncesine kapılıyorlar Aynı şekilde öğretmenler de bu kanıya kapılıyor Oysa ikisi çok farklı Hiperaktivite tanısının mutlaka bir çocuk psikiyatristi tarafından konulması gerekir Çünkü tembel, şımarık ve yaramaz çocuklar da bu bozuklukla karıştırılabilir Bu yüzden tanının iyi konulmuş olması son derece önemli Eğer çocuk gerçekten hiperaktif ise gençlik yıllarında da yüzde 80 oranında devam eder Yetişkinlikte ise yüzde 30-60'a kadar devam edebilir Burada korkulan durum daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkıyor Çünkü çocuk tedavi edilmezse okulu bitiremiyor, aşırı tezcanlı olduğundan çalışarak bir şeyleri başarmayı beklemiyor, hırsızlık gibi kolay yoldan para kazanma davranışlarına yönelebiliyor Toplum dışı bazı davranışlar göstererek, etrafına zarar verebiliyor"

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #43
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Tiksinmek hastalıktan koruyor

--------------------------------------------------------------------------------

Tiksinmenin hastalıktan koruduğu İngiliz bilim adamlarının 40 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmada ortaya çıktı


Dünyadaki bütün insanların ter, salya, iltihap, dışkı, yara, ceset, kesilmiş tırnaklar, bozulmuş et gibi şeylerden tiksindiğini belirten bilim adamları, kan basıncının düşmesi, mide bulantısı ve içgüdüsel olarak irkilme gibi tepkilerin de hemen hemen bütün kültürlerde aynı olduğunu kaydettiler


Londra'daki Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu'nda görevli bilim adamı Val Curtis ve ekibi, bu benzerliklerden yola çıkarak, tiksinme duygusunu daha ayrıntılı olarak araştırmaya karar verdi 'Proceedings of the Royal Society Biology Letters" dergisinde yayımlanan habere göre, Curtis ve ekibi, internet yardımıyla 40 bin kişiyle araştırma yaptı


Katılımcılara her defasında iki resim gösterildi ve hangisini ne kadar iğrenç buldukları soruldu Resimlerden birinde normal olaylar, nesneler ve hayvanlar bulunurken, diğerinde ek olarak olası bir enfeksiyon riskini barındıran objeler yer aldı


Araştırma sonucunda, katılımcıların yüzde 98'inin sağlık tehlikesi bulunan resimleri daha iğrenç bulduğu ortaya çıktı Bilim adamları, katılımcıların, yeşil-sarı renkteki balgamı mavi renkte yapışkan bir sıvıdan, açık ve iltihaplı bir yarayı kapalı ve hafif kızarmış bir yanık izinden ve kurtçukları tırtıldan daha iğrenç bulduklarını söylediler
Kadınların iğrenme derecesinin erkeklerden daha yüksek olduğunu kaydeden bilim adamları, tiksinme duygusunun her iki cinsiyette yaşla doğru orantılı olarak azaldığını tespit ettiler Bilim adamları, tiksinme duygusunun evrim sürecinde, enfeksiyon riskini azaltmak için geliştiğine inandıklarını ifade ettiler

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #44
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



Tırnak yemek duygusal bir sorundur

--------------------------------------------------------------------------------

Tırnak yemenin duygusal bir sorun olduğunu belirten uzmanlar, özellikle aileleri tarafından azarlanan çocukların tırnaklarını daha fazla yediklerini kaydettiler




Tırnak yeme alışkanlığı sıklıkla çocuklarda görülmesine rağmen yetişkinlerde de görülen bir davranış Tırnak yeme alışkanlığının çocuklarda 3-4 yaşlarında başladığını vurgulayan uzmanlar, "Bu aynı zamanda öğrenilmiş bir davranıştır Ailesinde tırnak yeme davranışı olan bir çocuk bunu kopyalayabilir" dediler Uzmanlar, tırnak yemenin diğer nedenlerini ise şöyle sıraladılar: "Ev ortamındaki aşırı baskıcı tutumlar ve kuralcı yapı sonuçta güvensizlik göstergesidir Çocuğun azarlanması, toplum içinde aşağılanması, ona yaşına uygun sorumluluk verilmemesi (mesela odasını toplaması, kahvaltıyı hazırlaması, gibi basit ev işleri), kardeşler arasında taraf tutma, ana baba ilgisizliği, yaşamış olduğu korkular gibi nedenler çocukta tırnak yeme davranışını tetikler"
Çocukta gerginlik ve huzursuzluk oluşturan nedenlerin titizlikle araştırılmasını öneren uzmanlar, sonuçta tırnak yemenin duygusal bir sorun olduğunun altını çizdiler Azarlamak, korkutmak, başkalarını örnek göstermek veya çocuğu tehdit etmenin sorunu çözmeyeceği gibi daha da ağırlaştıracağını anlatan uzmanlar şu temel görüşü dile getiriyor:


"Onları, korku ve kaygı oluşturabilecek film, video, atari gibi faaliyetlerden uzak tutmak gerekir Ebeveynler cocuklarının önünde asla kavga etmemelidirler Ederlerse bile bu bir alışkanlık haline gelmemeli anlaşmazlık nedenleri çocuga uygun bir dille açıklanmalıdır Sorun uzun sürerse bir uzmanla yüzyüze görüşülmeli Çocuklar yeni ortamlara ve yeni kişilere uyum göstermekte zorluk çekmezler Ve çocuklarda bazı davranış biçimlerinin soruna dönüşmesine neden olan yetişkinlerdir"

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)

Eski 05-08-2008   #45
rock_alltime
Varsayılan

Cevap : Sağlık Makaleleri (Arşiv)



"Çekingen" deyip geçmeyin

Her 100 çocuktan 10'u aşırı çekingenlik sorunuyla karşı karşıya


Aşırı derecede çekingenlik ve utangaçlığın, psikolojik bozukluğun bir göstergesi olduğu belirlendi Sağlık uzmanlarının yaptığı araştırmalar sonucunda çekingenlik, utangaçlık ve sıkılganlık genellikle yapı, aile ve çevreden kaynaklanıyor

Bu konuda anne ve babanın rolü de büyük Silik anne-baba modeli, otoriter ebeveynler, aşırı koruyucu, kollayıcı ya da hep eleştiren anne ve babaların bu sorunlara zemin hazırladıkları ortaya çıktı


Uzmanlar, çocuğun gelişimini anne ve babanın davranışının nasıl etkilediğini gözlemlediler Anne ve babanın her ikisi veya biri aşırı evhamlı, titiz, koruyucu-kollayıcı ise sürekli çocuğunu kollamaya, göz önünden ayırmamaya çalışır Çocuğun yaptığı işleri beğenmeyen, küçümseyen, başkalarıyla kıyaslayan, dayak atan anne ve babalar ise çocuklarında çekingen olma riskini artırıyor Bu psikolojik sorunun önüne geçilmesi, çocuğun kendine güvenli, girişimci olabilmesi için hekimler, çocuğun önce teşvik ve iltifat edilmesi gerektiğini, çocuğun sırtını sıvazlayarak 'aferin' demenin, çocuğu yaptığı işe karşı motive ettiğini ifade ediyorlar

Çocuğun uygun tercihlerine saygı gösterilmesi, çocuğun yeteneklerinin gelişmesi için özgür ve öz denetime dayalı bir disiplin anlayışı geliştirilmesi öneriliyor Ayrıca çocuğa anne ve babanın ilgi gösterip birlikte oynamaları ve cocukla ciddi konularda konuşulması gerektiği de tavsiye ediliyor

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları


sorsorgula.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
FrmSinsi.net hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.