Yalnız Mesajı Göster

Bayrağım / Tayfun Erkan - Ozan Ertay

Eski 10-09-2012   #1
FrmSinsi
Varsayılan

Bayrağım / Tayfun Erkan - Ozan Ertay



BAYRAĞIM

Vurduk Çin'e, Slav'a, Sırp'a, Frenk'e, Rum'a

Nerede bir Türk varsa, orada sende vardın

Şühedama kefenken kundak oldun yavruma

İpekten bir şal gibi Türk'ün tenini sardın

Bir kılıcın, bir okun, bir mızrağın ucunda

Çin Seddinin her karış mazgalına dikildin

Gitmediğin hiçbir yer kalmadı bu Acun'da

Belki yüzbin kalede gönderlere çekildin

Sen ki Kurtbaşlı Sancak iken Göktürk El'inde

Birgün Tanrı Hilâl'i göklerde üçe böldü

Kürşad ve kırk yiğidi kahpe Çin ülkesinde

Sen zebun olma diye, senin uğrunda öldü

Bir kez olsun düşmedin, katlanıp dürülmedin

İlteriş'ten devroldun, Tuğrul ve Çağrı Bey'e

Alparslan'a geçince yerlerde sürünmedin

Malazgirt Meydanında renk kattın gökkubbeye

Meydanlar mezar oldu kaç haçlı seferine

Oysa sen semalara sedef sedef kakıldın

Osmanlı'nın elinde haçlının miğferine

Tarihlerin önünde perçin perçin çakıldın

Hangi Türk gocunur ki yazılmış kara bahttan

Senden kıymetli değil ne sevgili, ne de yâr

Senin uğrunda geçti hem taçtan, hemde tahttan

Kosova Meydanında Murat Hüdavendigâr

Bir Yıldırım Bayezıd yenilince Çubuk'ta

Devraldı hemen seni, Fetret'in Çelebi'si

Cevher çekirdektedir, cevher olmaz kabukta

Avcumuzda nardı hep, Konstantin leblebisi

Sana önce Üç Hilâl, sonra Ay-yıldız dedim

Ve zaten kavuşmuştum çoktandır ben Hak Dine

Peygamber muştusuna koşan Sultan Mehmed'im

Adeta çaktı seni, Bizans'ın yüreğine

Fatih Bizans'ı Türk'e etti ama hediye

Bu arada binlerce fidan sararıp soldu

Üstüne ok yağarken sen melûl olma diye

Ulubatlı Hasan'ım kemikten gönder oldu

Gördük ki tek düşmanın değildi yalnız batı

Doğudan çatlak sesler gelir olmuştu yine

Dalınca meydanlara Sultan Selim'in atı

Çaldıran'ı dar etti, Şah İsmail itine

Preveze sonrası şavkın vurunca suya

Sana ve Barbaros'a hayran kaldı denizler

Türk ayağı bastıkça Akdeniz'de her koya

Önünde diz çöktüler, bükülmez denen dizler

Alçaklar dileyince al-i cenaptan aman

Hiçbir başa inmedi, kılıçlar kaldı kında

Avrupa'yı titreten o Muhteşem Süleyman

Senin gölgende öldü, Zigetvar çayırında

Bayrak dedik sana biz, canlardan aziz bildika

Bir zamanlar yeşildin atam giderken cenge

Uğrunda kanımızı esirgeyen değildik

İşte sen o kanlarla boyandın bu al renge

Ne sen bir çaput oldun, ne mabedim yıkıldı

Allah Allah sesleri yarattı bir heyelan

Çanakkale içinde namert sesler kısıldı

Çok şükür ki susmadı, minarelerde ezan

Nene Hatun'umuzun o mübarek eliyle

Dolanmıştın Moskof'un kankızıl gırtlağına

Baş üstünde devraldık şehitlerin emriyle

Dikeceğiz yeniden seni Tanrı Dağı'na

En zayıf zamanımda bile düşmedin yere

Seni ve ülkemizi koruduk kahpelerden

Ölürken Sakarya'da göğsümü gere gere

Bir niyaz yükselmişti göğe menkıbelerden

Seni al kanlarımla Yunus duası yudu

Nur saçan bir ışıktın gittiğin her cephede

Gazi Mustafa Kemal gölgende çok uyudu

Gün geldi sen ısıttın, Onu Kocatepe'de

Uğrunda kanlarımız helâl olsun diyerek

Sen değil, biz dönelim birer solgun yaprağa

Sent Hilaryon burcundan Yemen çöllerine dek

Ecdadım düşürmedi çünkü seni toprağa

Nice ovalar geçtin, nice dağlardan aştın

Malazgirt'ten Mohaç'a, İnönü'den Kore'ye

Selende'den, Tuna'dan, Sakarya'lardan taştın

Sığdırmam mümkün değil, seni şu Yerküre'ye

Tayfun Erkan-Ozan Ertay

Ankara

24Ağustos1978


Alıntı Yaparak Cevapla